24 Temmuz 2012 Salı

Button mı fazla hayalci, Alonso mu fazla gerçekçi?

Fernando Alonso'nun sezonu performansıyla allak bullak ettiği bir dönemden geçiyoruz. İspanyol pilot onu seven sevmeyen herkesin, hatta eskiden antipati duyan herkesin takdirini kazandı. Evet, sene başında sıralamada 1,5 saniye yavaş kalan bir araca sahip pilot 3 galibiyet kazandı, bir rakibi 2 yarış kazandı, diğerleri de 1 yarış kazanabildi. Dahası son 3 yarışta da mümkün olan 75 puanın 68'ini topladı. Kısacası İspanyol pilot sezona damgasını vuruyor.

Sene başında Alonso ilk yarışını sürpriz bir şekilde kazanıp liderlik koltuğuna oturduğunda Jenson Button şöyle bir yorumda bulunmuştu:

"Böylesi kötü bir yarıştan sonra bile -ki umarım bu senenin en kötü yarışıdır- yine de liderden 10 puan gerideyim. Lider de bir Ferrari'deki Alonso; yani endişeye gerek yok"

Endişe duymadığı Alonso o yarıştan sonra Almanya'ya kadar 84 puan topladı, Button ise 25 puan toplayabildi. Alonso Button ile farkını Almanya'da kazanarak 86 puana çıkardı. Alonso'nun performansına Button'ın formsuzluğu da eklenince yaptığı bu açıklama büyük tepkiye neden olmuştu. Aynı Button bu sefer de şöyle bir açıklama yaptı:

"Herşey mümkün, bu kadar gerideyken kolay değil tabii ki ama asla vazgeçmeyeceğim. Sonuna kadar savaşacağım. Sadece 2009'u tekrarlamamız gerekiyor. Onümüzdeki 7 yarışın 6'sını kazansam işler değişebilir. Şu ana kadar istikrarlılardı ama 5. ya da 6. olmaya başlarlarsa bu dengelerini bozabilir ve stratejileri değişir ve bir anda fark havaya uçmaya başlar. Onları buna zorlamamız gerekiyor."

Evet, Button önündeki yarışlardan 6-7 tanesini kazanmaktan bahsediyor, hem de bu kadar sıkışık bir sezonda, herşeyin bu kadar yakın oldugu bir sezonda. O 6-7 yarışı kazanırken şu ana kadar uçan Alonso ne yapacak? Şu ana kadar geçildiği takım arkadaşı Hamilton ne yapacak? Performansları gayet iyi Vettel ve Webber ne yapacak? Problemlerini çözdüğü anda kendini bulacak olan Kimi ve hatta Grosjean ne yapacak? Button neyden bahsediyor hakikaten?

Şimdi sıra iki pilotu karşılaştırmaya geldi. Geçen yıl tam da bu zamanlar, Alonso Ingiltere'yi kazanmış ve ona da şampiyonluk hayal mi yoksa olabilir mi diye soruldu Button gibi. Verdiği cevap şuydu:

"Olabildiği kadar fazla yarış kazanıp yarışlardan keyif almaya çalışacağız. 90 puan gerideyken şampiyonluktan bahsetmek biraz komik olurdu."

Inanmak ve zorlamak elbette her pilotta var ama biraz da gerçekleri görmek lazım sanırım. Bir pilot 86 puan geride, diğeri 90 puan, iki açıklama da ortada. Yorumu size bırakıyorum.

3 yorum:

  1. Bana gore ALO ve BUT un durumlari ayni degil. Ne gecen yil ne de bu yil ALO baski altinda degil ve kendini kanitlamasina ihtiyaci yok. 2 senedir Ferrari zaten yavasti ALOnun olasi kotu performansinin goze batmasini engellerdi ama o Ferrariye ragmen mukkemmel bir surusle Ferrarriyi hak ettigi puanlardan daha fazlasiyla bulusturdu. Ayrica Massanin muhtesem kotu performansi kendini takimdaki yegane pilot haline getiriyor.

    BUT icin durum tam tersi, sezon basinda takim rakipsizken bu avantaji kullanamadilar. Son yarislardaki dusuk performansi ve takim arkadasinin kendisinden daha fazla puan toplamasi su an onun uzerinde muthis bir baski yaratiyor. Ya pes edip mental olarak sezonu birakacak, ya da surekli kendini motive etmenin bir caresini bulacak. Bir F1 pilotu olsaniz hangisini secersiniz?

    YanıtlaSil
  2. Bence Button sene başında geçen seneki şampiyona 2.liğine ve takımın performans olarak diğerlerinden üstün oluşuna biraz fazla güvendi. Sonuçta bir İngiliz takımında bir İngiliz takım arkadaşıyla yarışıyor. Geçen yıl burada olmaktan çok mutlu olduğunu söylüyordu, şampiyonada 2. olmanın değil ALO ve HAM in önünde bitirmenin önemli olduğunu söylüyordu.
    Her pilot kendisinin özel, önemli olduğunu düşünür, kendisine güvenir ve en iyisi olduğunu düşünür. Ama kendine güvenmek ile kendini şişirmek biraz farklı. Bahsetmiş olduğu 2009 daki 6 yarış galibiyeti Mclaren ve Red Bull un arayı kapamasına kadar alındı. Sonrasında hiç ortada yoktu. O kazanırsa bile diğerlerinin eli de armut toplamayacak herhalde.
    Motivasyonu sağlamak önemli ama kendisini de komik duruma düşürmemek de lazım.

    YanıtlaSil
  3. Alonso'nun dominasyonu ile Button'ın dominasyonu arasında benzer hiçbir yan yok. Button gibi aklı başında bir pilotun açıklamaları için sadece tribünlere çalışmış diye düşündüm.

    Son iki yıl araca yönelik ekipleri karşılaştırırsak, Alonso'nun neden domine ettiğinin cevabını rahatlıkla bulabiliriz. Ferrari aslında en iyi bildiği işi yaptı, yani bir pilotun etrafına tüm takımı yeniden yapılandırdı. Geçen yıl veya öncesinde her yarışta Ferrari pit ekibine veya Domenicali'ye sallamayan bir tifosi var mıydı? Bu yıl neredeler? Dolayısıyla Alonso'nun bu yılki, uzun yıllar sonra bir pilottan ilk kez gördüğümüz, "Büyük Pilotaj"ının arkasında veya alt yapısında önemli değişimler yatmakta. Bu değişimler olduğu için sözleşmesini uzattı bence. Diğer takımlarda, özellikle Mclaren'de bazı değişimler yaşandı, ancak oradaki durum tamamen farklı. Takım müthiş pitler çıkarmaya başladı ama Hamilton'un şansını öldürdükten sonra :( Sezon başında Mclaren'in hızıyla birlikte oldukça olgun görünen veya en azından geçmiş hatalarından ders aldığı açıkça belli olan Hamilton'un ipi göğüsleyeceğini düşünüyordum. Hatta bu şekilde (yani büyük pilot gibi) grid üzerinde sadece Hamilton ve Alonso'nun sürdüğünü, büyük pilotajlar için gereken büyük takımların ve imkanların her ikisine de sunulacağından şüphem yoktu, ancak gelinen nokta herşeyi apaçık ortaya koyuyor.
    Neyse, Macaristan yarışı ile RBR motor haritasının değişimi sonrasında oluşacak tablo çok çok önemli. Çünkü hemen ardından tatil ve toparlanma fırsatı var. Ve eğer RBR geriye düşerse Mclaren ve Lotus ve hatta Mercedes bu duruma kayıtsız kalmayacaktır, çünkü hepsinde dünya şampiyonu pilotlar var.

    Geçtiğimiz yıllarda aracın performansının pilotajın önüne geçip sezonu domine etmesine alışmıştık, uzun yıllar sonra pilotajın domine ettiği bir sezon yaşama şansımız olduğunu düşünüyorum, ve itiraf etmem gerekirse bu durumdan çok memnununum.

    Mustafa Şenhelvacılar

    YanıtlaSil