Yarış öncesi değerlendirmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yarış öncesi değerlendirmesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

9 Kasım 2010 Salı

Abu Dabi'de şampiyonluk hesapları ve savaşı: Bir taktik teorisi

Abu Dabi'ye üç pilot önemli şampiyonluk şansıyla girecekler. Hamilton'ın da yok denecek kadar az da olsa şansı var. Ancak asıl gözler Alonso, Vettel ve Webber'de olacak. Burada uzun uzadıya kim hangi durumda şampiyon olur hesabına girmeyeceğim. Sadece gerçekleşmesi çok muhtemel bir sıralamanın oluşması durumunda olacaklar ile ilgili bir tahmin yürüteceğim.

Bana göre Abu Dabi'nin favorisi Vettel, gerek momentumu, gerekse geçen yıl buradaki performansıyla. Alonso'ya ikincilik yetecek ama eğer Brezilya'daki tablo tekrarlanırsa Alonso yine şampiyon oluyor. Yani Vettel-Webber-Alonso sıralaması olursa, bu durumda deniyor ki Vettel Webber'e yol verir, ve Red Bull şampiyonluğun göz göre göre Alonso'ya gitmesine göz yummaz. Benim bildiğim Vettel buna izin vermez ama isteyen eğer Helmut Marko ya da Dietrich Mateschitz olursa başka seçeneği kalmıyor. Mecburen bunu yapacak.

Peki benim taktik teorim ne? Alonso'nun motor konusunda problemleri olabilir. Brezilya değerlendirmesinde yazdığım gibi Alonso en az iki motorunu burada Cuma günü deneyecektir, performansını görmek için. Ancak yine de sıcak Abu Dabi'de motor zorlanacak. Dolayısıyla hem Alonso hem takım istim üstünde olacak.

Ben diyorum ki Ferrari ve Alonso hafta sonu boyunca motordan çok çekindiklerini söyleyip duracak. Özellikle vurgulayacak. Neden? İşte yukarıdaki tablo yarışta tekrarlanırsa Ferrari Alonso'ya fake telsiz konuşmasıyla "motoru koru, problem olabilir, bazı sıkıntılar var" diyecek. Düşünün, Vettel Webber'e şampiyon olsun diye yol verdi, Alonso öyle ya da böyle yarış dışı kaldı ve Vettel Webber'e yol verdiğinden şampiyonluk elinden uçup gitti. İşte bu korkuyu Vettel ve mühendislerine vermek için Ferrari o ihtimali yarış sırasında ısıtıp ısıtıp verebilir ve Vettel'in yol vermemesini sağlamaya çalışabilir diyorum.

Hafta sonu her anlamda taktik, zihin ve performans savaşlarıyla geçecek, bu kesin...

29 Mayıs 2010 Cumartesi

Istanbulpark'ta sıralama değerlendirmesi ve yarış tahmini

Red Bull'un sıralamalarda 7'de 7 ile kendi dalında rekora gittiği diğer takımların moralini bozmaya devam ettiği İstanbul'da sezonun en ilginç yarışlarından birini yaşamaya hazırlanıyoruz. Neden ilginç olacağını analizde yeri geldikçe anlatacağım. Yarın için tahminlerimi pilot pilot yazarken bugünün de analizini vereceğim.

Mark Webber ile başlamak lazım. Son 2 yarışın hem galibi hem de pole pozisyon sahibi olan "geç keşfedilmiş" Avustralyalı pilot şu an için sezonu kasıp kavuruyor. Hafta sonu boyunca genel olarak Vettel'in gerisinde görünüyordu, hatta sıralamaların ilk 2 seansında da aynı şekilde geride kaldı. Son seansta da böyle olması bekleniyordu. Eğer Vettel hata yapmasaydı tabii ki... Webber sondan birinci zamanıyla pole pozisyonu alması beklenirken 1 tur daha attı ve zamanını geliştirdi. Limitlerini zorladığı açıkça belliydi. Hak ederek pole pozisyonu aldı. Yarın ne yapar? Açıkçası Webber'i Massa'nın İstanbul galibiyeti zamanlarında olduğu kadar rahat bir galip olarak görmüyorum. İlk turu (bakın ilk virajı demiyorum) önde kapatırsa yarışı kazanacaktır. Ancak öncelikle ilk virajı, sonra 8.virajı, sonra da arka düzlüğü önde kapatması gerekecek. Herhangi bir hatasında Hamilton affetmeyecektir...

Vettel'in İstanbul'da alacağı bir galibiyete şiddetle ihtiyacı var. Yeni şasisi Randy Mandy ile antrenman ve ilk 2 sıralama seansında formda gözüktü. Perşembe-Cuma ve Cumartesi günü padokta da oldukça neşeliydi. Yalnız son zaman turunda 3 virajda birden hata yapınca pole pozisyonu ve büyük bir avantajı kaybetti. Yarın için tek pozitif taraf temiz taraftan kalkacak olması. Büyük bir sürpriz olmazsa yarın 2.liği zorlamalı, ve puan toplamaya devam etmeli, zira onun yarışları da gelecek...

Mclaren İstanbul'da Red Bull ile arayı oldukça kapatmış ve Ferrari'yi geride bırakmış görünüyor. Düzlük hızını halletmiş bir şekilde sezona başlayan ve sadece aerodinamik gelişim ve daha fazla downforce için gelişim yapan takım diğer öndeki takımlara göre daha şanslıydı. Çünkü Red Bull karşısında diğer takımlara (Ferrari, Mercedes, Renault...) karşı 1-0 öndeydi. Burada da bunu ispatladılar. S1 ve S3'de düzlükler nedeniyle çok hızlıyken S2'de 8.virajda yavaş kaldılar. S1 ve S3'de Red Bull'a karşı 0.1 saniye hızlı sadece, ancak Red Bull S2'de 0.4 saniye hızlı. Hem de hata yapmanın kolay olduğu 8.virajda. Yani avantajı olan taraf Red Bull. Ancak geçiş için en uygun olan yer de uzun düzlüğün olduğu S3. Kısacası aslında yarın Mclaren'in tek şansı Lewis Hamilton'a güvenmek. Bu yıl henüz yarış kazanmayan İngiliz şampiyon pilot başarıya aç ve yarın sonuna kadar zorlayacaktır. İlk görevi ilk virajda Vettel'e geçilmemek ve Webber'in muhtemel bir gafletini kollamak. Startta tamamen direksiyonu sağa kıvırarak işini şansa bırakmamak isteyecek. İlk virajda geçemezse 8.virajda 0.3 saniyeden az fark yememeye çalışmalı ki uzun düzlükte daha fazla bir fark yapıp geçiş yapabilsin. Eğer burada da geçemezse çabuk ufalanan lastikler nedeniyle bir daha da geçiş yapma şansı bulamayacaktır. Hatta Vettel'e geçilme ihtimali doğabilir. Bu yüzden ölüm kalım savaşı verecek pozisyonunda. Lewis'in güçlü bir galibiyet şansı var bana göre. Sıralama sonrasında oldukça mutlu ve neşeli görünüyordu. Cuma günü padokta pek de keyifli değildi, bu yüzden yarışa moralli girecek diyebiliriz.

Hafta sonu genellikle Hamilton'ın gölgesinde kalan Button da gridin kirli tarafından kalkacağı için şanssız, ancak yumuşak stili nedeniyle de şanslı. İstanbulpark gerek pist sıcaklığı, gerek çok zorlayıcı 8.virajı gerekse de hızlı bir pist olduğundan lastiklerin zorlandığı pistlerden. Geçmişte lastik sorunu yaşayan birçok sürücü oldu. Button bu anlamda lastiklerini daha verimli kullanabilirse podyum şansı doğacak. Aksi takdirde Schumacher'in saldırısına ve geçişine maruz kalabilir.

Büyük patlama bekleyenleri her yarış ümitsizliğe iten Schumi burada da hatalarıyla dikkat çekti. Yarışıp da kazanamadığı tek pist İstanbulpark'ta geçmiş yıllarda pek de başarılı olamamıştı. Bugün sıralamanın son turunda yine geçmiş yıllarda hata yaptığı 8.virajda hatası nedeniyle pist dışına çıktı ve aracı pistte kaldı. Alman pilotun yarın müthiş işler yapacağını düşünmüyorum. İlk görevi Button'ı geçip istikrarlı turlar atarak öne yakın kalmak, en iyi yaptığı işlerden biri bu zaten. Bir diğer görevi de takım arkadaşına geçilmemek, en azından takım tarafından kabul sağlamak için...

Schumacher'in takım arkadaşı Rosberg uzun dingilli araçla geride kalacağı sanılırken bugünkü performansı ümit vericiydi. İlk iki seansta Schumi'nin önündeydi. Yarın kirli taraf dezavantajını sıra kaybetmeden nötr hale getirirse yarışta önlerde olacağını düşünüyorum. En azından Schumi'yi geçecek temposu var bana göre. Mercedes GP'nin güncellemelerinin çok işe yaradığını söylemeliyim. Takım Ferrari'yi yakalamış görünüyor, Mclaren'le de düşük bir fark var aralarında. Monaco'da yüksek downforce ihtiyacı nedeniyle fark çok net görünmüyordu, İstanbul'da hızları daha belirgindi.

Yıldız pilotları Kubica'yı düzenli olarak son seansa sokan Renault bugün iki pilotuyla da son seansa kaldı. Renault otomobili dengeli bir görünüm sergiledi bugün, sektör zamanları Red Bull ya da Mclaren gibi sektörler arası yüksek farklar göstermedi. Kubica'nın da az hata yapan soğukkanlı yapısıyla da yarın ön sıralara çıkacağını düşünüyorum. Petrov'un da hedefi puan almak olmalı yarın.

Türkiye'de hayal kırıklığı yaşayan Ferrari'nin işi çok zor görünüyor. Massa'yı geçeceği sanılan Alonso bir türlü zamanını geliştiremedi. Son denemesinde de hata yapınca son seansa kalamadı. Hataları sürekli konu edilen İspanyol pilotun üzerindeki baskı artacaktır. Daha önce bu yarışı 3 defa kazanan İstanbul uzmanı Massa önlerde kalamadığından yarın istikrarlı turlar atarak takıma maksimum puanı kazandırmak zorunda. Sert lastiği kullanmakta zorlanan Massa'nın yarın çok iyi gözükecğini düşünmüyorum, asıl hedefi bana göre Alonso'ya geçilmemek olmalı.

Gelelim Fernando Alonso'nun yarınki şansına ve stratejisine... İspanyol pilot takımın liderliğini tam olarak eline geçirecekken bugünkü gibi garip hatalarla bu şansını uzatıyor. Takımın desteğini almak için İstanbul uzmanı Massa'yı İstanbul'da bir Ferrari ile yenmesi önemli olacaktı onun için. İlk raundu kaybetti. Yarın bunu başarmak zorunda. Peki nasıl? Alonso'nun bana göre tek önemli kartı var elinde oynaması gereken. İlk 10'un dışında kaldığı için lastiğini seçebilme şansı... İlk 10 pilot ağır depoyla yumuşak lastiği kullanacak ve bu lastikler de gereğinden kısa sürede aşınacak. Daha sonra yarışın büyük kısmını sert lastiklerle geçirecekler. Oysa ki Alonso yarışa sert lastikle başlarsa ve ağır deponun dezavantajını sert lastiklerle geçirirse, bu nedenle pit stopunu yarışın sonlarına uzatırsa ve yarışın son bölümünde yumuşak lastiğe geçip hafif depoyla bu lastikleri kullanırsa önlere gidebilir ve en azından ilk 5'i ya da 6'yı hedefleyebilir. Tabii bu strateji için startta pozisyon kazanması ve istikrarlı tur zamanları çıkarması çok önemli. Bakalım yarın neler olacak? Hamilton'ın ve diğer sürücülerin Red Bull'dan alacakları her puan İspanyol pilot için çok önemli, şampiyonluktaki iddiasının devamı için...

Bugünün bir başka sürprizi ve benim için mutluluğu Kobayashi'nin son seansa kalması oldu. Sauber'in gelişmeye başladığını burada da görmüş olduk. Kobayashi yarın puan almak için elinden gelen herşeyi yapmak zorunda, tecrübeli takım arkadaşı De la Rosa'yı sıralamalarda geçmeyi başardı, yarın da bunu devam ettirmeli. Tabii takımının dayanıklılık sorunlarının izin vermesi kaydıyla. Sauber ölüm kalım savaşı verirken iyi sonuçlara şiddetle ihtiyaç duyuyor. Bugün twitter'da da yazdığım gibi, takım neredeyse bembeyaz sponsorsuz bir araçla yarışıyor. Takım elemanlarının t-shirtlerinde sadece Sauber ve Bridgestone logoları var, sponsor çekmek zorundalar, bunun için de televizyonda daha fazla yer almaları gerekiyor. Kimse yarış bitiremeyen bir araca logosunu koymaz..

Bugünün bir diğer önemli olayı Sutil ile Liuzzi arasındaki müthiş farktı. Hafta sonunun bahtsız adamı Sutil'i bile geçemeyen ve ilk seansta elenen Liuzzi için geri sayım başladı bana göre. İtalyan pilotun takımda kalma şansı çok azaldı. İyi görünen Paul di Resta bir iki Cuma antrenmanı sonrası takımda koltuk bulabilir. Force India düzlüklerde iyi olan bir takım. SRW adını verdikleri kendi F-kanal sistemleriyle yarın güçlü olacaklarını düşünüyorum. Sutil temiz taraftan kalkma şansını iyi değerlendirip startta pozisyon kazanırsa puan şansı var.

Toro Rosso'da Buemi uzun bir aradan sonra Alguersuari'yi geçmeyi başardı. Yalnız farkkı sadece S2'de yaptı, S1 ve S3'de aralarında fark yoktu. Eğer bu Alguersuari'nin hatasıyla olduysa yarın Buemi bunun aksini ispat etmek zorunda. Bir yarışta daha geçilirse takımın desteğini kaybedebilir. Red Bull'un genç sürücü kontenjanında bekleyen diğer sürücüler var zira...

Williams'lar sürünmeye devam ediyor. Takım bu yıldan vazgeçip gelecek seneye odaklansa mantıklı bir iş yapar. Bunun için de insan kaynağını geliştirmek zorunda. Mühendisler açısından kısır bir devir yaşıyor efsane takım.

Yeni takımların bu yarışı test yarışı olarak değerlendireceğini düşünüyorum. En iyi konumundaki Lotus artık ön gruba bayağı yaklaştı. Sezon bitmeden alacakları bir Q2 derecesi morallerini çok yükseltecektir. İstikrarlı bir sürüşle Kovalainen burada öndeki takımlardan birini geçebilir. Bu mükemmel bir sonuç olacaktır onlar için.

Lastik kullanımının hayati olduğu, 8.viraj gibi katil bir viraj barındıran ve geçiş imkanlarının geniş olduğu İstanbulpark'ta keyifli bir yarış bizi bekliyor. Az hata yapan ve lastiklerine iyi davrananlar kazanacak. Şimdilik benden bu kadar...

http://twitter.com/metinmete

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Monaco GP tahminleri...

Formula 1'de sezonun 6. yarışı takvimin en farklı, en efsanevi ve en popüler pisti Monaco'da koşulacak. Monza ile birlikte takvimin en eski ve en çok yarış yapılan pisti olma özelliği de taşıyor. Monaco'nun bir özelliği de eski haliyle şu andaki hali arasında çok büyük farklar olmaması. Yani Juan Manuel Fangio ile Jaime Alguersuari yaklaşık olarak aynı yollardan ve aynı virajlardan geçmiş olacaklar...

Pistin karakteristik özellikleri birçok kaynaktan öğrenileceğinden bunları anlatmaya gerek görmüyorum. Sadece yarışa gelirken beklentilerimi, tahminlerimi ve önemli gördüğüm noktaları anlatacağım...

Öncelikle takımlardan bahsedeyim..

Red Bull

Sezon başından beri tüm pole pozisyonları alan ve yaşadığı sorunlar olmasa tüm yarışları kazanabilecek olan Red Bull'un Monaco'da da en hızlı takım olmasını bekliyorum. Mevcut paketinin İspanya'da kullandığı paket olduğunu göz önüne alırsak, İspanya'da ikinci ve özellikle üçüncü sektördeki hızını baz alarak takımın Monaco'nun dar caddelerinde en hızlı takım olmasını bekliyorum. Yalnız diğer takımlarla farkın oldukça az olacağını (maksimum 0.2 sn) tahmin ediyorum.

Pilotlardan Webber ve Vettel ikilisinin birbirine çok yakın olmasını ve az hata yapanın pole pozisyonu alacağını tahmin ediyorum. Yarış için de dayanıklılık sorunları yaşamayan sürücü kazanacaktır. Birbirlerine çok yakın olduklarından Monaco pisti için önde olan pilot adı vermiyorum.

Mclaren

Geçmişten beri Monaco'da çok çok güçlü olan ve yarış kazanma oranı çok yüksek olan Mclaren burada da çok hızlı olacaktır. İspanya'ya kadar yapılan güncellemelerin takımı Ferrari'den yer yer hızlı yaptığını gördük. Monaco'da biraz da pilot yetenekleri öne çıktığından iki şampiyon pilotu olan Mclaren'in çok şanslı olduğunu söyleyebiliriz.

Pilotlarda olgunlaşan ve çok yetenekli pilot Hamilton'ın Button'dan bir adım önde olmasını bekliyorum. İngiliz pilotun en büyük dertlerinden biri olan lastik aşınmasını sezon boyunca en az yaşayacağı pist olan Monaco'da sezonun ilk galibiyetini alma hırsıyla da çok başarılı bir yarış çıkaracağını tahmin ediyorum. Tabii sıralamalarda bir sorun yaşamazsa...

Ferrari

2001 yılından beri Monaco'da yarış kazanamayan Ferrari'nin mekanik ve aerodinamik yol tutuşu yüksek F10 aracıyla bu pistte rekabetçi olmasını bekliyorum. Ama galibiyetin en güçlü iki adayından birisi olmayacak. Bu pistte Ferrari yeni F-kanal sistemini kullanmayacak. Ferrari'nin bu yarıştaki belki de en önemli şansı pilotları...

Fernando Alonso Felipe Massa'yı sıralamalarda 4-1 mağlup etmiş durumda. Bu pisti 2006'da kazanan Alonso Ferrari ile Monaco'da galibiyet alma şerefini de elde etmek isteyecek. Bu yarışta alacağı galibiyet İspanyol pilotu otomatikman şampiyona lideri yapacak, sonraki iki yarışın da Ferrari'nin güçlü olacağı Türkiye ve Kanada yarışları olunca burada alınacak sonuç çok kritik. Takım arkadaşının da gerisinde gözüken Felipe Massa Monaco'da bu görüntüyü tersine çevirmek isteyecek. Monaco'da kullanılacak süper yumuşak lastiği daha iyi kullanacağını düşünen Massa'nın neler yapacağını göreceğiz. Kişisel olarak favorim yine Alonso.

Mercedes

Michael Schumacher'i hızlandırmak adına hızını azaltmış görünen Mercedes için Monaco belki de bu seneki en ciddi yarış kazanma şansının olduğu pist. Geçen seneki araç BGP01'in yüksek downforce gerektiren yarışlarda çok başarılı olduğunu hatırlayalım. Dolayısıyla Mercedes'in bu yarışta öndeki takımlara çok yakın olmasını bekliyorum. Mercedes bu yarışta İspanya öncesinde kullandığı paketi kullanacak.

Pilotlara baktığımızda bu pisti tam 6 defa kazanmış olan Schumacher ve yetersiz Williams'la bile bu pistte rekabetçi olan Nico Rosberg'in ellerindeki paketi en iyi şekilde kullanacağını düşünüyorum. Eski paket kullanılacağından Rosberg'in de şansı var. Sıralamalarda az hata yapan pilot önde olacaktır. Her iki sürücünün de yarışı kazanma ihtimali var bence.

Renault

Bu yıl her yarışta geliştiğini gördüğümüz Renault'nun bu pistte en büyük hedefi yine ön sıralarda mücadele etmek olacak. Duyumlara göre Renault'nun bu yıl Kubica'yı elinde tutabilmesi için takımlar sıralamasında 4.sırayı alması gerekiyor. Eğer duyum doğruysa takımın gelişim çabası anlam kazanıyor. Renault'nun yine bu yarışta da Kubica'nın yeteneğiyle 5. en hızlı takım olacağını tahmin ediyorum. Pilotlar için yorum yapmaya sanırım gerek yok...

Force India

Geçen yıl ilk pole pozisyon ve podyumunu alan takımın 2010'daki gelişimi de çok etkileyici. Düzenli olarak ilk 10'da yer bulan takımın paketinin geçen yılki gibi ağırlıkla hızlı pistlerde rekabetçi olması bir dezavantaj. Monaco'da puan barajında olacaklarını ama çok rekabetçi olmayacağını tahmin ediyorum. Takımın bir diğer dezavantajı da Liuzzi'nin formsuzluğu.

Bmw-Sauber

Sezon öncesi testlere göre en büyük hayal kırıklığını yaşatan Bmw-Sauber'in İspanya'da az da olsa düzelme emarelerini gördük. Sıralamaların son seansına Kobayashi'nin kalması olumlu bir göstergeydi. Takım ilk sponsoru Burger King'den sonra yeni sponsorlar bulmak ve ayakta kalmak için gelişim sağlamak zorunda. Bu yarışta da bir adım ileri gideceklerini düşünüyorum.

Pilotlar arasında da Kobayashi'nin önde olduğunu düşünsem de Kobayashi'nin bu pisteki tecrübesizliği (sadece GP2'de yarıştı, o da kazayla bitti) nedeniyle bir adım geride olabileceğini düşünüyorum. De la Rosa daha tecrübeli bu pistte ancak onun da en son yarışı Jaguar'la 2002'deydi ve yarışı 10. sırada tamamladı.

Williams

Bu sezonun en büyük hayal kırıklığını oluşturan Williams'la artık kendi pilotları bile ironik ifadelerle konuşuyor. Takımın yeni parçalarla gelişim aradığını ama hiçbir fark yaratılmadığını söylüyorlar. Williams bu yıl sadece Barrichello'nun tecrübesiyle ayakta duruyor. Bu yarışta da takımın problemler yaşaması muhtemel. Takımın tek şansı eski yıllarda Monaco'daki başarılı sonuçları ve takımın bu piste önemli güncellemelerle gelecek olması.

Tecrübesiz Hulkenberg'in Rubens Barrichello sorun yaşamadığı sürece yine geride kalacağını tahmin ediyorum.

Toro Rosso

Bu yıl geçen yılın Red Bull aracını kullanan ve güncellemeleri kendisi yapan Toro Rosso'nun beklenenden hızlı göründüğü gerçek. Geçen yıl burada puan alan Toro Rosso'nun sürprizlerle puana uzanabileceğini düşünüyorum.

Giderek daha da kendine güvenen bir yapıya bürünen Jaime Alguersuari'nin 2 yarışta puan aldığını ve takım arkadaşı Buemi'yi gölgesinde bırakmaya başladığını hesaba katarak bu görüntünün devam edeceğini tahmin ediyorum.

Lotus

Sonuçlar itibariyle yeni takımların en iyisi görünümündeki Lotus'un burada birçok avantajı var. Araç yavaş virajlarda daha iyi, Mike Gascoyne gibi bir mühendis/tasarımcısı ve iki tecrübeli pilotları var. Üstelik bunlardan Trulli 2003 yılında bu yarışı kazandı. Bu sebeplerden Lotus'un yenilerin en iyisi olacağını düşünüyorum.

Sıralama turlarındaki başarısı nedeniyle Trulli'nin pistin karakteristiğinin de etkisiyle (önde başlayan önde bitiriyor) bir adım önde olduğunu düşünüyorum.

Virgin

Kısıtlı bütçe nedeniyle aracını bilgisayarla ve CFD (hesaplamalı akışkanlar dinamiği) kullanarak farklı bir yol izleyen Virgin'in bu yıl genelde problemler yaşadığını gördük. İspanya yarışında yenilenen tek aracının hız açısından istikrarlı olduğunu düşünmüyorum. Takımın da güncellemeleri Perşembe'ye değil de Cumartesi'ye yetiştireceğini düşündüğümüzde takımın zor bir hafta sonu geçireceği kesin.

Pilotlardan da Glock'un yine Di Grassi'yi geçeceğini düşünüyorum. Di Grassi'nin tek şansı eski aracın piste yeni araçtan daha fazla uyma ihtimali.

HRT

Yenilerin en kötüsü HRT'nin bu görüntüsünü değiştireceğini düşünmüyorum. Gridde tamamen çaylaklarla yarışan tek takım HRT bu görüntüsünü değiştirmek için Sakon Yamamoto ve Christian Klien ile anlaştı. Özellikle Klien'in takıma kazandıracağı çok şey olduğunu düşünüyorum. Force India'nın Liuzzi'nin yerine Senna'dan daha hızlı olduğu görünen Chandhok'u alma ihtimali ve onun yerine de Klien'in geçme ihtimali olduğunu düşünüyorum. Bu tamamen tahminim, herhangi bir duyum almadım, okumadım da.

Chandhok ve Senna GP2'de burada yarışmıştı. Hatta Senna 2008'de yarışı kazanmış ve en hızlı turu kaydetmişti. Bu yüzden burada bir adım önde olacağını tahmin ediyorum.

24 araçlı gridde neler olacak...

Bu yıl öndeki takımların en büyük korkusu yavaş araçların özellikle sıralamaların ilk seansında trafik yapma ihtimalleri. Bu gerçekten de çok haklı bir korku. Hot lap'leri(hızlı tur) yapan pilotların in-lap ve out-lap (pite giriş çıkış turları) yapan pilotlarla yaşayacağı problemler nedeniyle başlarının ağrıyacağı kesin. Bunun yanında 1.15 sn civarında dönecek hızlı pilotların 1.22-1.23 ile dönecek pilotlarla ikisinin de hızlı turlarında (hot lap) karşılaşma ihtimali de yüksek. Kısacası zor bir Cumartesi olacak.

Bu nedenle hızlı takımların bu sefer en geç değil en erken piste çıkacaklarını tahmin ediyorum. İlk seans sonrası problemler azalacak. Ancak yarışta bu sorun tekrar ortaya çıkacak. Gerideki 3 takımın 6-7 tur yeme ihtimalleri yüksek. Tur bindirmelerin zorlukla yapılacağını göz önünde tutmak gerekiyor. Pistte şikanlardan önce ve sonra tur bindirmek neredeyse imkansız. Tur bindirilme ihtimali olan yerler Sainte Devote'dan Beau Rivage'a çıkan kısa düzlük, Casino'dan Mirabeu'ya kadarki kısa düzlük, Tünel, Tünelden sonraki şikandan Tabac'a kadarki kısa düzlük ve Anthony Noghes sayılabilir. Hele iki araca birden tur bindirmek neredeyse imkansız olacak.

Kazalar ve güvenlik aracı ihtimali öndekilerin yaptığı farkları sürekli eritecek. Bu yüzden 2 pit stop ihtimali yüksek, aynı zamanda pit yolunun kısa olması bu ihtimali destekliyor. Yine süper yumuşak lastiğin avantajlı olması ve 2 pit durumunda daha uzun süre kullanılacak olması takımları cezbedebilir.

Tahminlerim şimdilik bu kadar. Monaco GP sıralama analizinde görüşmek üzere...