Sebastian Vettel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sebastian Vettel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2016 Perşembe

F1'in yeni starı İspanya'da sahnede

Barcelona’da yapilan Ispanya GP son 10 yılda her yıl olduğu gibi bu yıl da farklı bir yarış galibi çıkardı. Bu sefer sürpriz gerçekten de sürpriz oldu: Tarihin en genç yarış galibi, hem de bir önceki rekoru 2.5 sene ile kırdı, dahası bir yarışa liderlik eden en genç pilot rekorunu da aynı yarışta elde etti. Kısacası, kimse ama kimse bu sonucu beklemiyordu. İzleyen herkesin de gördüğü gibi bu sürpriz sonucun en büyük mimarı aslında Mercedes’in kendisiydi. Son 4 yarışı Rosberg’e veren son şampiyon Hamilton şampiyonluğunun elinden kaymaya başladığını görünce yarışa agresif başladı. Özellikle de startta pozisyon kaybedince panikleyip öne atılınca kendisi de arkadaşı da kaza sonucu yarış dışı kaldı ve bizlere sıkıcı olmayan bir sonuç hediye ettiler. Hem bu yarışın bir değerlendirmesini yapalım istedim, hem de diğer sorularınıza cevap vermek istedim.

Soru: Kazada kim hataliydi? Bundan sonra ne olur Hamilton ve Rosberg arasinda? Sezon daha heyecanli bir hale mi geldi? (Ataberk Ergun)

Kazada kesinlikle Hamilton’in hatali olduğunu düşünüyorum. Ancak bu cezayı gerektirecek seviyede bir hata değildi. Kural kitabı pilotlara tek çizgi değiştirme hakkı veriyor ve Rosberg bu hakkını kullandı. Lewis’in pistin sol tarafını kullanmaya çalışması gerekiyordu, ancak o acele edince ve Rosberg’in çizgiyi kapatacağını düşünmediği için tek çare çimlere çıktı, orada da sonuç malum. Bundan sonra ilişkileri nasıl olur? Ben ilişki derecelerini yine F1’den vereyim, sıralamayı ona göre yapalım.

Çok sıcak: Raikkonen-Vettel
Sıcak: Button-Alonso
Normal: Massa-Bottas
Soğuk: Webber-Vettel
Buz: Alonso-Hamilton

Bu kazadan önce ilişkileri Soğuk seviyesindeydi, şimdi Buz seviyesine yaklaştı. Buz seviyesi olmadı henüz, çünkü takım bunu affetmez. Bundan sonra tamamen mekanik ilişkiler, pist üstünde daha fazla rekabet ve Lewis tarafında ölçüsüz hırs bekliyorum. Sezon kesinlikle çok daha heyecanlı olacak, Lewis’in yarışlar kazanacağını düşünürsek geriden gelen diğer takımlar için farkın az kalması konusunda bu bir şans. Gelecek yıl da bu iki pilotun birlikte yarışmaya devam etme ihtimalini düşük görüyorum.

Soru: Hamilton'un şampiyonluk şansı çok ama çok azaldı, özellikle kazadan sonra risk almasına takım da karşı çıkacaktır. Sizce şansı ne? (Erşan Selçuk Karagöz)

Söz konusu adam Lewis Hamilton ise her zaman her şey mümkündür. Şampiyonluk şansının çok azaldığını düşünmüyorum. 16 yarış var ve Mercedes bu yıl kurşun geçirmez değil. Henüz problemler Rosberg’i bulmadı, dolayısıyla ilerleyen yarışlarda puan durumu çok değişebilir. Lewis’in önündeki en büyük engel heyecanı ve hırsı olabilir. Sakin olursa şansının %49 olduğunu düşünüyorum, o 1 puanı da Rosberg’in momentumu ve hali hazırdaki 43 puan farkına veriyorum.

Soru: Red Bull Verstappen yarışı kazansın diye Ricciardo’yu kobay olarak mı kullandı? (Aykut Turgut)

İspanya GP’de en çok kim çalıştı diye sorsanız ilk cevabım stratejistler olur. Bu yarışta Ferrari ve Red Bull strateji ekibi biraz yoruldu, çünkü Mercedes yarış dışı kalınca yapılacak en ufak bir hata galibiyeti kaçırmak anlamına geliyordu. Onlar da gayet doğal olarak stratejileri ikiye böldüler. Red Bull ana stratejiyi Ricciardo üzerine kurdu, Ferrari de Vettel üzerine. Pitler başladığında Ricciardo-Verstappen-Vettel-Raikkonen sıralaması vardı, bu yüzden de Ferrari ve Red Bull’un ana stratejileri yani kazanan strateji olduğunu düşündükleri stratejileri öndeki pilotları üzerine kuruldu. Bu iki pilot 3 pitle yarıştı ve doğal olarak fazla stintlerinde yumuşak lastik kullandı. Yani aslında Red Bull Ricciardo’yu kobay olarak kullanmadı, bilakis yarış galibi olarak konumlandırdı. Stratejiler bölündüğü için Ferrari ve Red Bull da Verstappen ve Raikkonen için 2 pit stratejisi belirledi. Planları bozan şey, Barcelona’nın sert asfalt yüzeyi ve Verstappen’in yeteneği oldu. Pazar gunu pistte Max’ın babası Jos haric kimse Max’den galibiyet beklemiyordu, kendisi bile. Barcelona’ya her yıl sert ve orta sertlikte hamurlar getirilirdi, Mercedes kış testlerinde yumuşak lastiği burada göstermelik denedi, supersofta bakmadı bile. Aslında bunun nedenini bizzat görmüş olduk. Medium-soft farkı o kadar azdı ki, ekstra pit stop bir pit stop süresi kadar zaman avantajı sağlamadı bile. Bu yüzden de 2 pit stop herhangi bir probleme neden olmadan yarış kazandırdı. Raikkonen Verstappen’i geçebilse kazanan yine 2 pit stop olacaktı.

Soru: Raikkonen şampiyon olur mu? (Levent Oğuzhan)

Cevap: Bu soruyu öncelikle Ferrari özelinde alayım, Ferrari şampiyon olur mu şeklinde. Bu soru sıklıkla Twitter’da bana soruluyor. Ferrari’nin şansı ne yazık ki bu sene geçen seneden de az. Takım bir çok risk aldı, radikal değişiklikler yaptı. Herkes aracın potansiyelinin yüksek olduğu konusunda hemfikir, ancak henüz uygun motor, şasi, aerodinamik ayarlara ulaşılamadı. Motor konusunda Mercedes farkı daha da açtı, aerodinamik konusunda Red Bull da Ferrari’yi geçmiş görünüyor. Ferrari’nin bu noktadan yarışı alıp götürmesi mucize olur. Raikkonen bu yıl iyi bir momentum yakaladı, araç iyi olursa yarış da kazanacaktır ancak Vettel’e rağmen kazanması benim için sürpriz olur.

Soru: Raikkonen'in 2017 sözleşmesiyle ilgili bir duyum veya tahminin var mı abi? Ne olur sence? (Enes Demircioglu)

Raikkonen’in 2016 performansı 2017 için şansını önemli oranda artırdı. Finli pilot koltuğunu sadece daha genç ve potansiyeli yüksek bir pilota kaybedebilir, bunun için de sadece Bottas ve Rosberg’i aday görüyorum. Bu iki pilot koltuklarını korurlarsa Raikkonen de devam eder. Ferrari’nin Hamilton ile bir risk alacağını şu an için düşünmüyorum. Çünkü Hamilton-Rosberg ilişkisinin daha kötüsü Vettel ile Hamilton arasında çıkacaktır. En güçlü ihtimal Kimi’nin koltuğunu koruması, ama bunu da 50%’den fazla bir ihtimal olarak görmüyorum.

Verstappen için üç beş kelam…

Ispanya GP’yi değerlendirirken tarihe not düşmek açısından Verstappen için de üç beş kelam etmek isterim. Formula 1 kuruluşundan beri nice yetenekli ve muhteşem pilota sahnesini sundu. Bunların birçoğu şovlarını şampiyonluk ile taçlandırırken bazıları da (Gilles Villeneuve) yanlış zamanda spora geldiler ve şanssızlık eseri aramızdan ayrıldılar. Sporun en sevdiğim tarafı şu ki, bizler hiçbir zaman sporda yetenek eksiği yaşamadık, pist üstünde dönüp duran birkaç harika pilot varken yenileri de birer birer eklendi. İşte bunların en yenisini, hem de tarihte en genç olanını tüm dünya hafta sonu Barcelona’da izledi. Bir pilotun ileride nasıl bir geleceğe sahip olacağını kariyerinin ilk yılında mutlaka görürsünüz. Senna’nın, Schumacher’in, Stewart’ın, Jim Clark’ın, Alonso’nun, Raikkonen’in, Hamilton’ın ve Vettel’in ilk yıllarına bakın, mutlaka bir ipucu elde edersiniz. Verstappen de bu seçkin grubun son üyesi artık. Bu tarz pilotların takım arkadaşlarına bazı serilerde ya da F1’de geçildiğini de görürsünüz. Ama içinizdeki o ses der ki, bu adam yine de daha iyi. Alonso örneğin Tonio Liuzzi’yi anlatırken kendi dönemimizde herkes onun geleceğin şampiyonu olduğunu söylerdi der. Evet, Liuzzi onları yeniyormuş, ancak tarih Alonso’yu yazdı, Liuzzi ise değil galibiyet, tek podyum bile alamadı. Evet Verstappen genelde yendiği Sainz’a zaman zaman geçildi, ancak aralarında bir gömlek fark var. Umuyorum ki Sainz’ın kaderi Alguersuari ya da Kvyat gibi olmaz.


Verstappen Formula 1 dünyasının en taze starı, eğer bu satırları okuyanlar arasında F1’i yeni yeni izlemeye başlayanlar varsa, sözüm size, çok şanslısınız, zira yıllar sonra etrafınızdakilere bu çocuk daha yeni yeni parladığı günleri dün gibi hatırlıyorum diyeceksiniz. 

9 Nisan 2015 Perşembe

F1 2015 sezonuna dair soru-cevap



Ferrari’de Alonso ve Vettel’in gelişim sürecine katkıları sizce nasıl?
Bu soruda saniyorum iki pilotun Ferrari gunleri soruluyor. Arac gelisimine katki meselesi aslinda bir pilot secimi icin listenin en tepesinde yer alan iki sebep. Pilotun yetenegi, parasi, arac gelisimi icin geri bildirimi, pazarlama yetenegi, uyumlulugu, insan iliskileri gibi onlarca etken icinden en onemli iki sebep yetenek ve geri bildirim. Bu konuda da pilotlarin yetenegini sadece araclarin basarisindan ve muhendislerin geri bildiriminden anlayabiliyoruz. Acikcasi takimlar pilotlarin bu yonuyle ilgili genellikle durust davranmiyorlar. Hemen hemen her pilot icin iyi diye bahsedilir. Alonso icin de Ferrari’de yarisirken pozitif konusulurken ayrildiktan sonra 1-2 kisi olumsuz konustu. Alonso’nun yapici bir geri bildirim vermedigi ya da veremedigi soylendi. Ne kadar dogru bilemeyiz.. Ote yandan Vettel’in bu konuda iyi oldugu kesin. Red Bull’un Newey donemindeki efsane basarilari Newey-Vettel uyumu sayesinde saglandi. Vettel ayni zamanda Ferrari’deki ilk gunlerinden itibaren bu konuda oldukca buyuk caba gosterdi, hala da gosteriyor. Netice olarak, sonuclara bakarsaniz Vettel daha fazla katki gosteriyor gorunuyor ama bunu sadece takimin icinde kalip net olarak soyleyebiliriz. Unutmayalim ki, Alonso en yetenekli pilot olarak yanlis ya da hatali feedback veriyor olamaz.

Mclaren 2015 sezonunun ilk grand prix’lerinde (yarışamayanlar hariç) açık ara en kötü takımdı. Sizce kendilerini toparlamaları ne kadar sürer?

Daha once Twitter’da yorumlarimda belirttigim gibi Honda’yi rakiplerinin ilk yilina gore basarisiz buluyorum. Bu cok net gorunuyor. Mclaren’in en buyuk sorunu da Honda. Arac da oldukca agresif, bu yuzden de bir cok dayaniklilik sorunu yasiyorlar. Toparlanmadan kastiniz puan barajina girmekse, sanirim Avrupa sezonu ortalari gibi bu konuda iyilesirler. Podyum icin normal sartlar altinda sezon sonuna dogru hazir olmaya baslayabilirler, bunun da garantisi yok. 3 sn fark kolay kapanmiyor. Mclaren icin 2015 pek parlak yil olmadi maalesef, 2013 ve 2014 gibi...

Fernando Alonso, tam da Ferrari’nin yeniden toparlandığı bir dönem takımdan ayrılarak McLaren’e gitti. Sezon başında geçirdiği kazayı da düşünürsek, İspanyol pilotun kariyerini nasıl görüyorsunuz? Tekrar şampiyonluk kazanabilecek bir konuma gelir mi?

    Acikcasi Alonso’nun kazasinin Massa etkisi yapmasindan korktum. Biliyorsunuz, Massa 2008’de sampiyonlugu son virajda kacirmasinin ardindan 2009’a da iyi baslamisti ve Macaristan kazasina kadar Raikkonen’i maglup etmisti. 2010’da geri donusunden itibaren eski formundan cok uzaklasmisti. Alonso’da da benzer bir durumdan korktum ama Alonso geldi ve kaldigi yerden devam ederek Button’i maglup etti Malezya’da. Alonso icin sorulacak sorulara cevap aslinda cok basit: Alonso’ya duzenli podyum mucadelesi veren bir arac verirseniz Alonso her zaman icin %110 performans verip sampiyonluk adayi olacaktir. Sabirli olursa 3.sampiyonlugunu alacaktir.
4  

    Red Bull, 2013’ün ardından istediğini alacak konumdan hızla uzaklaştı. Bunun sebebi olarak neyi görüyorsunuz ve takımın Formula 1’den ayrılma söylentileri ne kadar gerçekçi?

Aldiklari beddualar? :) Saka bir yana, Bunda bir cok sebep var. Adrian Newey dahi bir tasarimci, ancak her seyin bir siniri var, her basarinin bir sonu var. FIA Red Bull’un sebebi tam olarak belirlenemeyen teknik sirlarindan o kadar sikildi ve korktu ki, careyi ard arda teknik sinirlamalar yapmakta buldu. Newey de ozgurlugu ne kadar kisitlanirsa o kadar icine kapandigi icin, sonunda dayanamadi. Bu konuda problem yasayacaklarini da daha 2014 sezonunun basinda soyluyordu. Hala da bir cozum bulamadi, dahasi duzeltmelerinin zaman alacagi birden fazla problemleri var. Bir diger konu tabii ki Renault motoru. Hem dayaniklilik konusunda cok kotu, hem de guc olarak diger iki motor ureticisinin cok gerisinde. Haliyle bu iki problem Red Bull’un dususune sebep oldu. F1’den ayrilma soylentilerinin gercekci oldugunu dusunuyorum sahsen. Red Bull bir pazarlama takimi ve nasil ki sampiyonluk imajlarini guclendirdigi icin yatirimi artirdilarsa, basarisizlik da imajlarina olumsuz etki ettigi icin istikrarli bir sekilde kotu sonuclar alirlarsa birakip gideceklerini dusunuyorum.

Mercedes’te Nico Rosberg’in geçen yılki performansı, geçtiğimiz yıllarda Red Bull’da Webber-Vettel mücadelesi gibi bir noktadan sonra yok olur mu? Yoksa Rosberg her zaman Hamilton için en büyük tehdit olmaya devam mı eder?

Acikcasi bu konuda Hamilton 2014 sezonunun ikinci yarisinda ve 2015 sezonunda cevap verdi benim yerime. Hamilton motivasyon sorunu yasamadigi surece Nico Rosberg onun icin ciddi bir tehdit olmayacaktir.

      Kimi Raikkonen’in sizce 2015 son sezonu olur mu? Bu kararda takım içi savaşta Vettel’e yenilip yenilmemesi ne kadar etkili olur?

Bunun etkisi cok olur. 2015’den sonra Kimi’nin devam edip etmemesi iki degiskene bagli:

1.Performansi, Vettel’e karsi durumu
2.Takimin onun alternatifini bulup bulmamasi.

Eger Vettel’e karsi iyi bir mucadele ortaya koyarsa devam edebilir. Ben eminim ki Ferrari coktan alternatifiyle on anlasma yapmistir. Gerisi de Kimi’nin pist ustundeki sonuclarina kalmis. 2015’den sonra kalir mi? 50%-50% su an icin bence ihtimal.

2015 sezonunda sizi en çok heyecanlandıran takım ve pilot hangisi?

Buyuk bir geri donusun basrol oyunculari olduklari icin Ferrari ve Vettel.

Malezya GP’sinin kazanılmasının ardından Vettel-Ferrari ikilisinde haddinden fazla Schumacher dönemi göndermesi vardı. Bunun motivasyon olarak takıma etkisi ne olur?

Gorunen o ki buyuk etkisi olmus ve olmaya devam ediyor. Ferrari’de herkes basariya ac ve en ufak bir umut isigi tum Tifosileri ve takimi costurmaya yetti. Sebastian Vettel karakteri ve yetenegiyle bu liderligi ustlenebilir, su ana kadar da basariyla yapti. Devami gelecektir.

F1’in Türkiye yayınları 2015 yılında tam bir yılan hikayesine döndü. İlk iki yarış Tivubu’da yıllık anlaşma olmadan yayınlandı ve sezonun üçüncü grand prix’sine yaklaşırken de durumda pek bir değişiklik yok. Bu durum yeni nesil Formula 1 taraftarlarını nasıl etkiler? F1’in şifreli kanallarda yayınlanması yeni izleyiciler bulmayı zorlaştırır mı?

Kesinlikle zorlastirir. Eskiden F1’le ilgisi olmayan insanlar en azindan kanal degistirirken goz ucuyla bakar ve uc bes kelam ederlerdi. Sifreli kanallardan sonra o da kalmadi. Ustelik TV’de olsa izleyen ama olmazsa kendini kasmayan kitleyi de kaybettik. Su anda F1 fani olmak Turkiye’de saglam caba gerektiren bir sey. Sozun ozu, sifreli yayinlar sayesinde sadece en hasta kesim kaldi elimizde, potansiyel fanlarimizi ise kaybettik ve kaybedecegiz daha da...

Her zaman için çok erken ama bir o kadar da olmazsa olmaz bir soru; sizce 2015 yılında kim şampiyon olur?

Ben yine fikrimi Mercedes ve Hamilton’dan yana koyuyorum. Bu soruyu Haziran gibi tekrar sorun ve biraz daha gercekci bir cevap vereyim.

 Ferrari bu kadar gelisirken Williams yerinde mi saydi? Nasil geride kaldilar anlamiyoruz.

Williams konusu oldukca garip. Sezonun daha basinda bu kadar geri kalmalari asil problem. Ilerleyen yarislarda geride kalsalar gelisim yarisinda butce vs nedeniyle problem yasadilar diyebilirdik. Bu soruya iki sekilde cevap verebilirim. Gecen sezona gore herkes gelisim yapti, Williams 2 birim gelistiyse, Mercedes 4 birim gelisti, Ferrari 6 birim gelisti. Bu yuzden Mercedes Williams ile farki acti, Ferrari de Williams’i gecip Mercedes’e yaklasti. F1 bir gelisim yarisidir.  Suracikta iki dk kestireyim de dinleneyim deyip 2 dk goz kirpip actiginizda rakibiniz toz olup ucmus olabilir. Tek gozu acik uyumak gerekiyor!


Pilotlar tur bindirirken DRS kullanabilir mi?
Evet, pilotlarin tur bindirmede zaman kayiplarini minimuma indirmeleri icin bu serbest.

                

5 Kasım 2012 Pazartesi

Vettel balon mu? Ve Alonso'nun şampiyonluk şansı..


Sebastian Vettel balon mu?
Sebastian Vettel Cumartesi günü yaşadığı büyük problemle gridin en arkasına atıldıktan sonra Pazar günü ya kendini bedavacı ve ballı diye eleştirenleri haksız çıkaracaktı, ya da gridde beklenen yükselişi sağlayamayıp eleştirileri haklı çıkaracaktı. Yarışın ilk bölümünde bir dizi geçişle ve bazı kazalardan yararlanarak 11.sıraya kadar çıktı ve sonra Bruno Senna ile teması sonrası Güvenlik Aracının da zamanında girişiyle birlikte pite girip tekrar son sıraya geriledi. Daha sonra da istikrarlı turlarla ve biraz da ikinci Güvenlik aracı periyodu yardımıyla ilerledi. Bu esnada risk aldığı geçişler de yaptı. 24.sıradan başlayıp 2 pit stopla 3.bitirmek bedavacı birinin yapabileceği bir şey değil. Aynı başarıyı Alonso ya da Lewis Hamilton yapsaydı bugün tüm internet siteleri, Twitter, forumlar onları yerlere göklere sığdıramazdı, hak ederlerdi de. Yani demem o ki, Vettel’e biraz ön yargılı bakılıyor. Dünkü başarıdan sonra bile onu istisnai pilotların arasına sokmamayı da sanırım sadece Türk F1 fanları ve yorumcuları başarıyor. Sezar’ın hakkı Sezar’a…

Tabii şu noktayı da eklemeliyim. Vettel dünkü başarısını son 4 yarışı kazanmış mükemmel aracının yeni vites kutusu ve vites oranlarıyla yaptı. Ona yardım eden iki Güvenlik Aracı periyodu vardı. Başardığı şey hata yapmamak ve bazen riske girmek. Yani aslında bir Kimi Raikkonen/Suzuka 2005 yapmadı bu doğru, ancak hata yapmamak da bir başarıdır. Takım arkadaşı Webber’e bakmanız yeterli.
Vettel sadece Button’a yaptığı atak için bile büyük övgüyü hak ediyor. Button yarıştan sonra Vettel’in bu atağı yapacağını beklemediğini söyledi. Yani büyük tecrübe Button Vettel’in o riski alacağına inanmamış ki zaten lastik lastige virajı döndüler.

Alonso’nun şampiyonluk şansı…
Şampiyonluk yarışında geriye 2 yarış kaldı ve Alonso’nun şampiyonluk umudu giderek azalmaya başladı. Evet, dünkü sonuçla 13 puanlık farkı 10 puana düşürdü, hala savaşacağım diyor ama reel dünyaya geldiğimizde bunun o kadar da kolay olmayacağını görüyoruz. Alonso’nun şampiyonluk için mutlaka bir galibiyet alması gerekiyor. Bu yazımda da neden bunun gerektiğini matematiksel hesapla anlatacağım.

Şu anda Vettel ve Alonso arasında 10 puan fark var. Alonso’nun şampiyon olması için bir yarışı kazanması gerekiyor ve diğer yarışta da kazanması ya da eğer kazanamadıysa Vettel’e en az 2 sıra fark koyması gerekiyor. Yani eğer 2.olursa Vettel’in de 4.olması lazım. Aksi takdirde Vettel galibiyet fazlasıyla şampiyon oluyor.

Herhangi bir yarış kazanmadığı durumda da iki yarışta Vettel’in hiç yarış kazanmaması ve Alonso’nun da toplamda 5 sıra fark atması lazım. Ki bunlardan birinin en az 4.’lük olması şart. Örneğin her iki yarışta Vettel  8.olsa ve Alonso 5.olsa bile Vettel yine şampiyon oluyor.
Göründüğü gibi matematik hesaplarıyla Alonso’nun işinin zor olduğu ortada. Ferrari’nin iki şansı var, birincisi Vettel’in mekanik arıza veya kazayla yarış dışı kalması ya da herhangi bir hata ile çok gerilerde bitirmesi. Sonuncu başladığı yarışta bile podyuma çıkacak hiza sahip RB8’in yarış dışı kalmak haricinde pek sıkıntısı olmaz gibi…  Ferrari’nin de 15 günde 0.6-0.7 saniye hızlanması mantıklı değil. O yüzden Alonso’nun beklemek ve zorlamaktan başka çaresi yok.

Tabii şunu eklemeliyim, eğer Ferrari 5-8 puan arası bir farkla şampiyonluk yarışını Brezilya’ya taşımayı başarırsa Alonso’nun şansının şu ankinin iki katına çıkacağını düşünüyorum. Neden mi?

1.Brezilya yağmur konusunda her zaman sürprizler yapmış bir pisttir. Yağmur da Ferrari’nin çok hızlanması demek. Aynı zamanda strateji açısından büyük sürprizler demek. Bir anda Vettel’in avantajı uçup gidebilir.
2.Brezilya’da Ferrari ve Massa ekstra motive olacak, eğer Alonso’ya hızlı bir araç verilirse Massa’nın 2.sırayı alıp takım arkadaşına yılın yardımını etmesi pek uzak ihtimal değil.

3.Brezilya’da Fernando Alonso çok ama çok hızlı. Yarış dışı kaldığı 2009 ve Minardi’de yarıştığı 2001 hariç Alonso burada çıktığı 9 yarıştan 6’sında podyuma çıktı ve diğer üçünde de 4.oldu.
Özetlemek gerekirse, Ferrari ve Alonso’nun şampiyonluk iddiasının güçlü şekilde devamı için Austin’de ya kazanması, ya da Vettel’den en az 2 sıra üstte finish görmesi gerekiyor. Aksi takdirde Brezilya matematiksel olarak şans devam etse de gerçekçi olmayan bir amaç için turistik bir geziye dönüşebilir.

16 Ekim 2012 Salı

2014'de Vettel Ferrari'ye gelir mi?

Felipe Massa’nın bugün Ferrari ile 2013 sonuna kadar devam edeceğinin açıklanması ile 2012 sezonunun en büyük haber kaynağı ortadan kalkmış oldu. Sanırım herkes yeterince bıkmıştı bu meseleyi konuşmaktan ve merak etmekten.  1 ay önce buradan yazdığım senaryonun ilk bölümü gerçekleşmiş oldu, Ferrari 2014 için bir koltuğu boş bıraktı. O boş koltuğun en büyük adayı yine yazımda da bahsettiğim gibi Sebastian Vettel. Bu konuda bir ön anlaşmanın imzalandığını da artık sağır sultan bile duydu. Bu yazının amacı kendi açımdan bu anlaşmanın getirecekleri ve gerçeğe dönüşme ihtimalinin oranını anlatmak.

Bugün Twitter hesabımda da söylediğim gibi, Ferrari planlarını Vettel  “gelecek” diye değil, “gelebilir” diye yapıyor. Düşünebiliyor musunuz, Ferrari gibi köklü bir takım, 25 yaşında bir pilotun sadece gelme ihtimali için kendi içinde çok önemli kararları bekletebiliyor. Peki neden? Çünkü Sebastian Vettel 2013-2023 yılı döneminin en değerli pilotu, 24 yaşında çifte dünya şampiyonu oldu ve 25 yaşında da 3.dünya şampiyonluğuna koşuyor. Haliyle Red Bull, Ferrari ve Mclaren’in ağzını sulandırıyor. Onu alan bir anlamda en azından zirveye oynamayı garantilemiş oluyor. O yüzden de kimse bu pilotu diğerlerine bırakmak istemiyor. Ferrari de bu yüzden Vettel ile bir ön anlaşma yaptı ve onu almaya karar verirse önceliği olsun istedi.
Fakat, yanlış anlaşılan ve yanlış değerlendirilen bir husus var. O da, bu anlaşmanın bitmiş olduğu ve Vettel’in Ferrari’ye 2014’de kesin geleceği sanrısı. Yine bugün Twitter’da bahsettiğim gibi bu anlaşmanın gerçekleşmemesini gerektiren sebepler gerçekleştirmesini gerektirenlerden daha fazla. Şimdi izninizle onlara tek tek değineyim.

Vettel açısından sebeplerle başlayayım… Şimdi öncelikle Vettel 2014 sezonu için Red Bull ile opsiyonlu bir anlaşmaya zaten sahip. Yani 2011-2013 sezonunda olan bazı şeylerin sonucuna bağlı olarak 2014 için de takımda kalması gerekecek. Sizce bu şartlar ne olabilir? Bu tarz opsiyonlar genellikle performansa dayalı oluyor, pilotun ve takımın performansına. Tabii ki en kötü ihtimalle takımın kazanan bir araç sağlaması yönünde olacaktır. Takım bırakın kazanmayı, Vettel’e 3.şampiyonluğunu veriyor, seneye belki de 4. olacak. Bana göre opsiyonun gerçekleşmeme ihtimali yok. Üstüne konuşulmasına bile gerek olmayacak bir “fazla başarı” klozu olabilir, yani “en az 2 şampiyonluk kazandıysa gidebilir” gibi, bu da dediğim gibi üstüne konuşulması bile saçma bir ihtimal. Kısacası Vettel kanunen zaten Red Bull ile kalmak zorunda kalabilir.
İkincisi, Vettel Red Bull’da istediği her şeye sahip. Ona çok güvenen bir takım, başarı, pazarlama imkanı, para ve tabii ki en önemlisi başarı makinası Newey. Vettel neden böyle bir takımı bırakıp gitsin? Mevcut şartlarla bu anlamsız. En azından 27-28 yaşına kadar anlamsız. Sonradan Ferrari markası için yarışma hayalini gerçekleştirmek için gidebilir, bu da en az 2-3 sene sonrasında olur.

Üçüncüsü, Red Bull Webber’i emekli edecek seneye, bir de elinden Vettel’i kaçırır mı? Elinde hiç bir süper sürücü yokken son 3 yılın şampiyon takımı bir sezona başlar mı? Tabii ki bu çok saçma olur ve bunun için Red Bull anlaşmadaki hakkını sonuna kadar savunur, istiyorsa Vettel’in yıllık ücretini istediği kadar artırır. Kısacası, RED BULL VETTEL’İ BIRAKMAZ! Bu yüzden Horner Vettel’in kalmaması için en ufak bir ihtimal bile yok dedi. Red Bull ikinci bir Vettel’i olmadan Vettel’i bırakmaz, bunu unutmayın.
Dördüncüsü, Sebastian Vettel  fanlarıyla, mühendisleriyle, başkanıyla, mekanikerleriyla Alonso’ya tapan bir Ferrari dünyasına neden gitmek istesin? Birkaç sene sonra gidip tapılan adam olmak varken neden bunu yapsın? Evet, meydan okumak için diyenler olabilir ama tonlarca pozitif şeyin olduğu Red Bull’dan ayrılmak için bu fazla duygusal ve riskli bir sebep olur.

Gelelim Ferrari için sebeplere… Birincisi ve en önemlisi, Montezemelo’nun da ifade ettiği gibi Vettel ve Alonso aynı takımda olursa bu aynı kümeste iki horoz olması demek. Yine Twitter’da bahsetmiştim, Fernando Alonso lider karaktere sahip bir pilot. Aslan burcu özelliklerini tamamıyla taşıyor. Takıma geldiği andan itibaren bu özelliğini konuşturdu ve sadece kendi garajı değil, diğer garajı da kendine hayran bıraktı. Fabrikada günler ve aylar geçirdi, takımı iyi ve kötü günde sırtladı. Öyle seviyeye geldi ki, Ferrari alacağı pilot için Alonso’ya da danıştığını resmen duyurdu. Ancak bütün bunlar Alonso Massa’yı net şekilde mağlup ettiği için oldu. Bu 3 senede kimse Çin 2010 (Massa’yı ittirerek pite girdiği) ve Almanya 2010 (meşhur geçiş izni meselesi) hariç Alonso’nun dişini görmedi. Kimse hayal görmesin, hepimiz biliyoruz ki Alonso kendinden hızlı takım arkadaşı istemez, bir Aslan burcu gibi yenilmekten nefret eder ve garajın diğer tarafında kendinden hızlı birinin olduğunu bildiği her dakika mutsuzluğunu hareketlerine de yansıtır. Siz Ferrari takımı olarak, Alonso gibi bir süperstarı neden rahatsız etmek isteyesiniz? Günün sonunda tek bir şampiyonunuz olacak, iki değil. Evet, Takımlar Şampiyonluğu o zaman neredeyse garanti olur ama kim Takımlar Şampiyonunu hatırlıyor yıllar sonra? 1995’de kim Takımlar Şampiyonu oldu desem kaç kişi bilir? Ancak son 20 yılın Pilotlar Şampiyonlarını her ortalama F1 fani sayar.
İkincisi, Mclaren’in başına 2007’de geldiği gibi her iki pilotun da şampiyon olamadan ortada kalması ihtimali hiç de az değil. Alonso’nun Vettel’i çok rahat geçeceği gibi bir düşünceyi unutun, Vettel’i çok fazla hafife alıyor bazı arkadaşlar. Bu ikilinin birlikte yarıştığı durumda eminim ki puan farkı hiçbir zaman 15-20 puandan fazla olmayacaktır. Dahası bunun 10 civarlarında dolaşma ihtimali yüksek. Her iki pilotun çok iyi olduğu pistler var, birisi sıralamada iyiyken diğeri yarışta çok ezici bir performansa sahip. Evet, Alonso Vettel’den yetenek ve tecrübe olarak bir adım önde ama fark düşündüğünüz kadar değil. Soruyorum size, eğer 2007’de Mclaren Alonso’ya odaklansaydı ne olurdu? Ben söyleyeyim, şampiyonluğu Brezilya’ya gelmeden önce ilan ederdi.  Hamilton’a odaklansaydı yine aynı şey olurdu, Lewis son yarışa bırakmazdı şampiyonluğu ve kaybetmezdi. Durum böyleyken tek pilot destekleme politikasını yıllardır sürdüren Ferrari’nin bundan vazgeçmesi pek akla mantığa sığmıyor.

Üçüncüsü, Kimi ve Button dışında tek adamlık istemeyen bir şampiyon yok şu anda gridde. Schumacher, Alonso, Lewis ve Vettel pohpohlanmadıklarında mutsuzluklarını belli ediyorlar ve geçmişte ettiler. Geçmişte bu konuda sabıkası kabarık Alonso’nun yanına 14 pole pozisyonu varken pole pozisyonunu Webber’e kaptırınca suratı asılan Vettel’i koyduğunuzda herşeyin iyi gideceğini mi düşünüyorsunuz? İngilizlerin dediği gibi “come on man” demek istiyorum…

Ferrari Montezemelo’nun sözlerini gayri resmi açıklama organı “The Horse Whisperer” ile açıklama ihtiyacı hissetti. Özetle, “Vettel gelmez demiyoruz, takım için yarışacak herkese kapı açık” dedi. Bu Vettel için açık kapıydı elbette, elde bir ön anlaşma olduğu için.
Tabii ki imkansız değil Vettel’in gelmesi ama bunu çok ama çok düşük ihtimal olarak görüyorum ve şahsi görüşüm ne Vettel’in geleceği, ne de Ferrari’nin bunu isteyeceği. Peki ne olacak? Ferrari Massa’nın performansına odaklanacak yine, eğer Massa bir 2008 performansı daha yaşatırsa Alonso ile devam edebilir. Eğer, bu sezona benzer bir durum yaşanırsa bana göre Ferrari Hulkenberg’i alacak ve Alonso’nun emekliliğine kadar da Vettel konusu tekrar açılmayacak.

14 Eylül 2012 Cuma

Perez Ferrari'ye gidecek mi?

Ne olacak bu Ferrari’nin hali? Massa hala gitmedi mi? Yerine kim gelecek? Perez uygun değil mi, neden hala düşünüyorlar? Vs vs vs... Aylardır bu sorularla F1 dünyası çenesini ve parmaklarını yoruyor. Peki hakikaten ne olacak, Massa gidecek mi? Perez gelecek mi?

Bu yazı bir Ferrari analizi aslında, yazının önemli bölümünde Perez’den bahsedecek olsam da... Önce Sergio Perez’i, ülkesindeki adıyla Checo’yu tanıyalım. Perez 26 Ocak 1990’da Meksika’da doğdu. 15 yasında yarışmak için Avrupa’ya geldi ve 8 yıldır da tek koltuklu yarış serilerinde yarışıyor. Formula BMW Adac, A1 GP, British F3, GP2 ve GP2 Asia ve sonra da F1. Bu 8 yıllık kariyerinde tek şampiyonluğu var, o da British F3’un ilk senesinde. Yani aslında örneğin Nico Hulkenberg kadar parlak bir geçmişi yok, Hulkenberg 7 seneye 5 şampiyonluk sığdırmış. Bunların 3’u Perez’in de yarıştığı serilerde hem de...

Formula 1’de çıktığı ilk yarışında Perez tüm izleyenleri etkilemiş, zira ilk yarışını tek pit stopla bitirmiş, tecrübesine nazaran harika bir lastik kullanımı göstermişti. Hatta ben de F1 Kulübü’nde Perez’i daha önce de takip ettiğimden bir sonraki Raikkonen olarak lanse etmiştim, bu sözümün de arkasındayım. Hız olarak değil, kader olarak. Perez’in sürüş stili, karakteri, gelişimi Kimi ile pek benzeşmiyor. Sadece her ikisi de Sauber’de yarışmaya başladılar, ilk senelerinde etkilediler ve doğuştan yetenekliler.

Perez basit bir pilot değil. Öncelikle yaşına göre olgun bir pilot, sabırlı ve zeki. Sürüş yetenekleri sıradan değil, istisnai. Üstelik Carlos Slim gibi şahsi servette dünyanın zirvesinde yer alan bir sponsor desteğine sahip. Ülkesi Meksika 113 milyonluk nüfusuyla ve 10.000 $’i aşan kişi başına düşen milli gelir ortalamasıyla güçlü bir ülke ve bu ülkenin desteğini arkasında bulunduruyor. Yani özetle tüm artıları bünyesinde barındıran bir pilot.

Ferrari-Perez ilişkisi

Perez’in Sauber’e transferinin duyurulduğu günlerde Ferrari de Meksikalı pilotu Genç Sürücü Akademisine dahil ettiğini duyurdu. Yukarıdaki sebepler nedeniyle Ferrari gibi bir takım bile Perez’i elinden kaçırmak istemedi ve onu kanatları altına aldı. Perez bu dönemde Ferrari ile FDA bünyesinde zaman zaman bir araya geldi. Simülatörde çalıştı ve takımla ilişkilerini canlı tuttu. Ferrari Perez’i kesinlikle uzun vadeli bir proje olarak görüyor. Zira, hem yetenekli, hem genç, hem de büyük bir sponsor desteği var. Perez’le ilgili meseleyi bu kadar ağırdan alma sebepleri de bu.

Vettel muamması

Ferrari pilot seçimiyle ilgili ilk hipotezim Vettel ile ilgili. Öncelikle Ferrari’nin Massa’da bu kadar ısrar etmesi, Perez konusunda ağır davranması ve Sergio’nun pişmesi lazım diye ısrarla Tifosileri kızdırmasının altında tamamen Vettel meselesinin netleşmemesi yatıyor. Bildiğiniz gibi Vettel’in Ferrari’ye transferi birkaç yıldır sürekli gündemde. Bu yıl iyice ayyuka çıktı ve 2014’de gelebileceği konuşuldu. İlginç olan şuydu, Ferrari asla iki şampiyon sürücüyle yarışmaz ve Alonso-Vettel birlikte olmaz denirdi. Başta kimse bu meseleye inanmadı. Ama bana inanın sevgili okurlar, bu dedikodu sandığımızdan daha ciddi ve benim gözlemlerim her yolu Ferrari-Vettel 2014 evliliğine çıkarıyor. O kadar çetrefilli bir mesele ki, içine Vettel’in 2014’de Ferrari’ye gelmesi meselesini koyarsanız tüm bilmece çözülüyor.
Birincisi zaman değişti, tüm büyük takımlar artık o kadar hızlı gelişim sağlıyorlar ki, bir tane süper pilot ve yanında bir destekçiyle Takımlar Şampiyonası kazanılmıyor. Ferrari bu yıl bu meseleden ağzı yandığından iki süper pilotla hem Sürücüler hem de Takımlar Şampiyonası kazanmak istiyor.

İkincisi, Vettel yaşı, başarıları, yükselen form grafiği ve sponsor desteğiyle tüm takımların gözbebeği. Ferrari Alonso sonrasını da düşünmek zorunda, bu yüzden Vettel’i elinden kaçırmak istemiyor. Eğer Vettel’i 2014’de elinden kaçırırsa o Mclaren ya da Mercedes ile uzun süreli bir anlaşma yapabilir ve Ferrari Alonso sonrası dönemde ortada kalabilir. İşte bu ihtimal İtalyan ekibi çok düşündürüyor gibi görünüyor. Alonso’nun 2017’ye kadar yarışacağını düşünürsek Vettel’in 2-3 yıllık anlaşmalarla o süreyi beklemeyeceğini de tahmin edebiliriz.

İşte, Perez için bu kadar tereddüt edilmesinin sebebi bu. Ferrari eğer Vettel’i düşünmüyor olsaydı hiç düşünmeden Perez’i 2013 kadrosuna dahil eder ve uzun süreli kariyerini başlatırdı. Ancak, eğer Vettel gelecekse Perez’in sadece 1 yıllığına Ferrari’ye gelmesi gerekir ki bu da saçma olur, zira Sauber’de hem öğreniyor, hem de güzel bir düzeni var. Peki Vettel gelecekse Perez ne olacak? Evet, cevap zor değil, Alonso’nun emekli olmasını bekleyecek.

Bu arada Perez yarıştığı dönemdeki başarıları ve olgunluk seviyesiyle Vettel seviyesinde değil bana göre. Vettel’in kesinlikle 2009 yılında çift katmanlı difuzor meselesi olmasa şampiyon olacağına inanıyorum ki zaten büyük bir puan farkıyla kaçırmadı şampiyonluğu.
Vettel gelirse Alonso bunu istemez, Vettel 2.pilot mu olacak yani, birbirini yer o iki manyak vs gibi konular bu yazıda bitmeyecek kadar uzun, o yüzden bunu sonraki bir yazıya bırakalım.

2013’de Ferrari’de kim olacak?
Ben 2013’de Perez Ferrari’de yarışmayacaksa Vettel’in Ferrari’ye gelmesine %95 gözüyle bakıyorum. Perez gelmezse bu 1 senelik ara kimle doldurulacak? İşte adaylar ve yorumlarım:

Massa: Massa’nın durumuna daha önceki bir yazıda uzun uzun değinmiştim. Son yarışlarda biraz hızlandı ancak hala Ferrari koltuğunu hak eder bir performans yok. Takımın da son 1-2 yarıştır yaptığı açıklamalarda işi yokuşa sürmesi Massa’nın suyunun işindiğin göstergesi. Bence Ferrari Massa kararını son yarışa kadar bekletecek. Bu esnada da diğer adaylarla görüşecek.
Kovalainen: Heikki Kovalainen Renault ve Mclaren gibi iki büyük takımda pilotluk yaptı ve önemli tecrübeler kazandı. Daha sonra da bu tecrübesini Caterham’da olgunlaştırdı. Takım arkadaşlarını önemli bir oranla mağlup etti ve daha iyi koltuklar hakettiğini gösterdi. Ferrari’nin ağırlığını kaldırabilecek kapasitede, ancak Massa’dan çok mu üstün? Massa’yı gönderecek kadar değil bana göre. Ama ihtimaller arasında 1 yıllık anlaşmayı kabul edecek en hızlı ve en hazır pilot bence.

Di Resta: Diğer serilerdeki başarılarını F1’de iki sezondur sürdürüyor ve alıştıkça da hızlanıyor. Di Resta’ya Mclaren ve Mercedes’in ilgisi daha fazla. Bence Di Resta’da şampiyon kumaşı yok ama yarış kazanabilecek ve hızlı bir araçla podyumlar çıkarabilecek kapasitede. Ferrari onu alır mı? Pek muhtemel değil.
Hulkenberg: Benim farklı bir gözle değerlendirdiğim bir pilot. İkinci bir Liüzzi vakası olmamasını umut ediyorum. Liüzzi sendromu: Diğer serilerin tozunu atan pilotun F1’de bir türlü varlık gösterememesi. Hulkenberg’in form grafiği hızla yükseliyor, Ferrari koltuğuna doğal bir aday bana göre. Hislerim beni yanıltmiyorsa hızlı bir araçla şampiyon da olabilir ve ileride olacaktır. Hulkenberg bu yıl Ferrari’ye gelmezse ileriki yıllarda adı tekrar Ferrari için anılacak pilotlardan olacak bana göre.

Özetle, Perez’in Ferrari’ye bu yıl gelmemesi takımdaki büyüklerinin söylediği gibi tecrübe meselesi değil, bana göre Vettel transferinin netleşmemesinin bir sonucu. Takım çok iyi biliyor ki diğer adayların çoğu genelde bakıldığında Perez’den üstün değil.  Bu karar ona kötülük değil iyilik, çünkü takım bir yıllığına onu takıma alıp sonra da göndererek harcanmasını istemiyor. Bahsettiğim gibi Perez Ferrari’nin uzun vadeli bir projesi ve takım zamanlama hatası yapmak istemiyor...

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Vettel şampiyon olursa ne yapacağız?


Sebastian Vettel’in F1 tarihindeki en ezici üstünlüklerden birini sergilediği sezon devam ederken herkes genç Alman’ın erkenden şampiyon olup olmayacağını tartışıyor. Şampiyon olacağına inananların sayısı Çin’deki çekik gözlü insan sayısından ya da Meksika’da baharat sevenlerden fazla.

Peki Vettel şampiyonluğunu tahmin edildiği gibi Japonya’dan önce ilan ederse ve Avrupa sezonunun sonlarına doğru puan farkı 100’ü aşarsa biz ne yapacağız? O kadar F1 fanı şampiyonluk mücadelesi yoksa ne ile ilgilenecek. Bu yazıda önerilerimi bulacaksınız.

Vettel bu parmağı göstermeye devam ederse sezon bitmeden çok önce sezonu bitirecek

En hızlı tur şampiyonluğu

Formula 1 ana sponsoru DHL firması 2007 yılından beri yılın en fazla “fastest lap-en hızlı tur” elde eden pilotunu ödüllendiriyor. Bu firmanın pazarlama stratejisi. Nedeni de basit: Kargo ve taşımacılık sektöründeki firma kargoyu en hızlı teslim etme fikriyle F1’deki fastest lap fikrini bağdaştırıyor ve DHL Fastest Lap Award’ı dağıtıyor. 2007 ve 2008 senesinde bu ödülü doğal olarak Kimi Raikkonen kazandı. Griddeki en hızlı iki araçtan birine sahipse Kimi Raikkonen haricinde bu ödülü alacak başka bir pilot tanımıyorum, 40 yaşına gelse de… 2009 yılında Sebastian Vettel hem de sadece 3 en hızlı turla, 2010 yılında da Fernando Alonso bu ödülün sahibi oldu. Bu sezon da şu ana kadar 8’de 4 fastest lap’le Mark Webber ilk sırada. Vettel’in feci şekilde gölgesinde kalan Avustralyalı bu şekilde teselli bulmaya çalıştığından ve en hızlı araca sahip olduğundan ödülün güçlü bir adayı. Vettel’in şampiyonluğu ilgimizi çekmezse ilgileneceğimiz konulardan ilki bu olabilir.


DHL Fastest Lap Award'ın 2010'daki sahibi Alonso ödülünü alırken

Takım arkadaşları mücadelesi

Artık F1’le ilgilenen herkesin malumu, F1’e adım attığınız andan itibaren geçmeniz gereken ilk kişi takım arkadaşınızdır. Takım arkadaşınızı geçemediğiniz sürece kimseye bir şey anlatamazsınız. 2011 sezonu takım arkadaşları farkı açısından ilginç bir sezon. Geride kalanlar çok kalıyor, galipler de farkı açıyor. En harika performans Fernando Alonso’ya ait, İspanyol pilot takım arkadaşını sıralamada 8-0 mağlup edebilen tek pilot. Görüntü pek değişeceğe de benzemiyor. Diğer ilgi çekici üstünlükler de 7-1’le Rosberg,Liuzzi, Buemie ve Kovalainen’e ait. Alguersuari’nin Buemi’yle, Sutil’in Di Resta’yla, yeni çaylak Ricciardo’nun Liuzzi’yle, Button’ın Hamilton’la ve Perez’in Kobayashi’yle mücadelesi izlemeye değer. Sezonun geri kalanında sıkılırsanız önerim takım arkadaşları şampiyonası oluşturun ve bunu takip edin.

Gridin sonundaki 10.’luk mücadelesi

Geçen yıl gride katılan 3 takımdan en önde olanı geçen sezon ve bu sezon şüphesiz ki Team Lotus. Takım bu sezon 2 defa 13.’lük elde etti. Ancak Kanada GP’sinde 13.olan HRT takımı da sezon sonu 10.’luk için Team Lotus’u zorlayabilir. Olaylı bir yarışta kazara alınacak bir puan üç takımdan herhangi birini sezon sonuna kadar 10. ilan edebilir. Bu neye mi yarıyor? F1’de en iyi 10 takım yayın gelirlerinden pay alıyor ve bu rakam bir ana sponsorun yıllık getirisinden fazla olabilecek kadar çok. Yeni ve küçük bütçeli takım için bu gelir önemli ve yeni takımların en büyük motivasyonu bu. Bu sezonun devamında gridin arkasındaki takımların mücadelesini ilgiyle izleyebilirsiniz. Ben Twitter’da genelde bu konuyla ilgili update bilgiler veriyorum, takip edenler bilir.

Orta sıra mücadelesi

Williams, Sauber, Toro Rosso ve Force India’nın içinde bulunduğu orta sıra takımları arasında yine sıra mücadelesi yaşanıyor. Bu takımlar araçlarının konfigürasyonuna göre bazı pistlerde ön olana çıkıyor, bir diğerinde geride kalıyor. Sauber ve Toro Rosso diğer iki takımdan önde görünüyor. Sauber lastik kullanımıyla, Toro Rosso aerodinamik avantajıyla öne çıkıyor. Yine gelirlerden daha fazla pay almak için bu takımlar kendi aralarında yoğun rekabet ediyor. Orta sıra mücadelesi de incelemeye değer.

Renault vs Mercedes mücadelesi

Bu iki takımın mücadelesi 3 büyük takımın oluşturduğu ligi rahatsız etme ve orta sıraya düşmeme mücadelesi. Bu konuda sezon başında Renault öndeyken son birkaç yarıştır Mercedes üstün duruma geçti. Mercedes’in avantajı puan getiren iki pilota sahip olması, Renault’da ise Heidfeld aksayan taraf oluyor genellikle. 4.’lük mücadelesi de yine izlemeye değer konulardan olacak, gündeminize alabilirsiniz.

Şimdilik bu kadar, Vettel’in sıkıcılaştırdığı sezonu eğlenceli hale getirme rehberinin ikinci bölümünde görüşmek üzere.

9 Ağustos 2010 Pazartesi

Sebastian Vettel ve şampiyonluk şansı...

Formspring'de Lusi'nin sorduğu güzel soruya uzun bir cevap verdim. Cevap o kadar uzun oldu ki, tek yazıya sığacak hale geldi, o yüzden cevabı tek başına burada yayınlamak istedim.

Soru: Sizce Vettel'in şampiyon olmasını engelleyebilecek en büyük sorun nedir? Kendi kontrol edemediği hırsı mı, Webber mi yoksa Alonso mu?

Soran: Lusif1, 8 Ağustos 2010

Cevap: Bu güzel soru için tebrikler öncelikle :) Sorunuzda da olduğu gibi Vettel'in karşısında birkaç sorun var, şampiyonluğunu engelleyebilecek. Listenize 2 adet daha madde ekliyorum ben, birisi Red Bull'un dayanıklılık problemleri, diğeri de Lewis Hamilton.

Bunları tek tek ele alalım. Kendi kontrol edemediği hırsı Vettel'in karşısında önemli bir sorun. Buna sadece hırs da demeyelim, tecrübesizlik ile hırs karışımı şeyler diyelim. Raikkonen'in ilk yıllarına çok ama çok benziyor Vettel'in gidişatı : Süper hızlı, agresif, iştahlı ve tecrübesiz. En hızlı tur çıkarmayı tereyağından kıl çekercesine kolayca yapabiliyor. Kazanmaktan başka birşey düşünmüyor, o yüzden kolayca hatalar yapabiliyor. Son yarışlarda da gördüğümüz gibi şampiyonluk adayı bir pilotun yapmaması gereken hatalar yapıyor, kuralları tam olarak bilmemek gibi. Takım arkadaşıyla didişiyor, onu geçmekten başka birşey düşünemiyor. Hırs Formula 1'de daima kolay hata yapabilmek demektir. Vettel'in de problemlerinden birisi bu.


Bu kadar kolay çökersen şampiyon olamazsın Seb...

Diğer problem Webber. Webber geçmiş yıllarda hep orta sıralarda ve düşük potansiyelli araçlarda mücadele ettiğinden kimse onun tam olarak potansiyelini bilemedi. Aslında şu andaki potansiyeli 3-4 yıl önce büyük ihtimalle yoktu. O kazanmayı zamanla öğrendi. Onu Vettel'den ayıran en önemli özellik bu, Vettel doğuştan bir süper yetenek, Toro Rosso ile Monza'da kazandığı zafer bunun en büyük göstergesi. Geçmişi önemli değil, Webber şu anda şampiyonluğun en ciddi adaylarından. Çok hızlı, soğukkanlı, kararlı ve rahat. Kaybedecek birşeyi yok. Sözünü sakınmıyor, takımın ona karşı yaptığı haksızlığı milyonlarca insanın gözü önünde yüzlerine vurdu. Bu da elini güçlendirdi. Artık sezon sonuna kadar Vettel'e karşı takım tarafından ayrımcılık görmeyeceği neredeyse kesin. Yani şampiyonluk onun avuçlarında. Webber'i hırsının şampiyonluğu çok isteyecek kadar güçlü olmadığı konusunda eleştiriyorum, bu konuda gelişim göstermezse şampiyonluk uzak bir ihtimal olacak onun için.

Bu kadar net bir şampiyonluk şansını kaçırmamalı...


Lewis Hamilton Vettel'in karşısındaki en önemli problemlerden biri. Lewis geçen yılki puan sistemine göre bakıldığında hala şampiyona lideri, yani Red Bull en hızlı araç olmasına rağmen Lewis o paketten maksimumu çıkarabilen harika bir pilot. Yalnız Mclaren önce Hockenheim'da, sonra Hungaroring'de Red Bull'un yanı sıra Ferrari'nin de gerisinde kaldı. Yaz arasını Mclaren'in nasıl değerlendireceği merak konusu, kısıtlı dönemde ne kadar önemli bir gelişim sağlayacaklar göreceğiz. Benim fikrim sezon sonuna kadar bir daha Kanada'daki kadar dominant olmayacakları yönünde. Monza Mclaren paketine tam olarak uygun bir yer, orada galibiyeti Red Bull ya da özellikle Ferrari'ye bırakırlarsa Lewis'in şampiyon olma ihtimali çok ama çok azalacak. Kısacası Lewis tarafında işler 3 yarış öncesine göre çok da parlak değil.


Mclaren Lewis'in şampiyonluğu için buradakinden de sıkı çalışmalı...

Fernando Alonso da son bir ayda Red Bull ve Vettel'in başını ağrıtan önemli ayrıntılardan biri. Geçen hafta yayında da söylemiştim, görünen o ki Ferrari kaynaklarını 2011'e yöneltmek gibi bir ihtimali aklından bile geçirmiyor, tüm kaynaklarını 2010 yılına çevirmiş durumda. Takım özellikle ön kanat konusundaki gelişimiyle eski paketine nazaran yaklaşık 0.5 sn kazanmış durumda. Gelişimine de devam ediyor. Alonso da takımın lider pilotu olarak çok avantajlı ve motive durumda. Mclaren ve Red Bull her iki sürücüsüyle de şampiyonluk kovalarken Ferrari tek pilot olarak Alonso'yu destekliyor. Bu da Alonso'nun önemli bir avantajı. Ferrari'nin hız kesmeden gelişime devam edeceğini ve Alonso'yu şampiyonluk konusunda daha da iddialı konuma getireceğini düşünüyorum.

Fernando'nun morali ve kendine güveni gayet yerinde...

Vettel'in önündeki son engel de Red Bull'un muhtemel dayanıklılık sorunları. Sebastian Vettel dayanıklılık konusunda Fernando Alonso ile birlikte sene başından beri en çok puan kaybeden pilot. Eğer bu kayıpları olmasaydı şu anda açık ara lider durumda olacaktı. Red Bull takımı her ne kadar senenin ilk çeyreğindeki kadar kötü durumda olmasa da yine de bu süper hızlı paketteki birkaç detayın başlarını ağrıtma ihtimali var. Bunlar nedir derseniz de vites kutusu, fren ve motor kaynaklı sorunlar diyebilirim (ısınma, yağ basıncı gibi..). Red Bull'un sonuca bu derece yaklaşmışken bu konuda dikkatli davranacağını ve ekstra önlem alacağını düşünüyorum, şu anda Ferrari'den ortalama 0.3-0.5 sn ve Mclaren'den de 0.5-0.7 sn önde görünüyorlar. Dayanıklılık için alınacak önlemlerle 0.2 sn kaybetseler bile yine önde olacaklardır. Bu yüzden bu sorun bana göre Vettel için son sırada geliyor.

Her iki şampiyonluğu bu grubun alması tamamen kendi ellerinde...

Netice olarak bir sıralama yapmak gerekirse bana göre Vettel'in şampiyonluğunda karşısında duran en büyük engel kendisi yani tecrübesizliği ve hırsı, sonra Webber, sonra Alonso ve Hamilton eşit, en son da dayanıklılık sorunları geliyor. Şöyle maddeleyelim:

1.Tecrübesizliği ve hırsı
2.Webber
3.Alonso & Hamilton
4.Dayanıklılık sorunları