İspanya GP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İspanya GP etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mayıs 2016 Perşembe

F1'in yeni starı İspanya'da sahnede

Barcelona’da yapilan Ispanya GP son 10 yılda her yıl olduğu gibi bu yıl da farklı bir yarış galibi çıkardı. Bu sefer sürpriz gerçekten de sürpriz oldu: Tarihin en genç yarış galibi, hem de bir önceki rekoru 2.5 sene ile kırdı, dahası bir yarışa liderlik eden en genç pilot rekorunu da aynı yarışta elde etti. Kısacası, kimse ama kimse bu sonucu beklemiyordu. İzleyen herkesin de gördüğü gibi bu sürpriz sonucun en büyük mimarı aslında Mercedes’in kendisiydi. Son 4 yarışı Rosberg’e veren son şampiyon Hamilton şampiyonluğunun elinden kaymaya başladığını görünce yarışa agresif başladı. Özellikle de startta pozisyon kaybedince panikleyip öne atılınca kendisi de arkadaşı da kaza sonucu yarış dışı kaldı ve bizlere sıkıcı olmayan bir sonuç hediye ettiler. Hem bu yarışın bir değerlendirmesini yapalım istedim, hem de diğer sorularınıza cevap vermek istedim.

Soru: Kazada kim hataliydi? Bundan sonra ne olur Hamilton ve Rosberg arasinda? Sezon daha heyecanli bir hale mi geldi? (Ataberk Ergun)

Kazada kesinlikle Hamilton’in hatali olduğunu düşünüyorum. Ancak bu cezayı gerektirecek seviyede bir hata değildi. Kural kitabı pilotlara tek çizgi değiştirme hakkı veriyor ve Rosberg bu hakkını kullandı. Lewis’in pistin sol tarafını kullanmaya çalışması gerekiyordu, ancak o acele edince ve Rosberg’in çizgiyi kapatacağını düşünmediği için tek çare çimlere çıktı, orada da sonuç malum. Bundan sonra ilişkileri nasıl olur? Ben ilişki derecelerini yine F1’den vereyim, sıralamayı ona göre yapalım.

Çok sıcak: Raikkonen-Vettel
Sıcak: Button-Alonso
Normal: Massa-Bottas
Soğuk: Webber-Vettel
Buz: Alonso-Hamilton

Bu kazadan önce ilişkileri Soğuk seviyesindeydi, şimdi Buz seviyesine yaklaştı. Buz seviyesi olmadı henüz, çünkü takım bunu affetmez. Bundan sonra tamamen mekanik ilişkiler, pist üstünde daha fazla rekabet ve Lewis tarafında ölçüsüz hırs bekliyorum. Sezon kesinlikle çok daha heyecanlı olacak, Lewis’in yarışlar kazanacağını düşünürsek geriden gelen diğer takımlar için farkın az kalması konusunda bu bir şans. Gelecek yıl da bu iki pilotun birlikte yarışmaya devam etme ihtimalini düşük görüyorum.

Soru: Hamilton'un şampiyonluk şansı çok ama çok azaldı, özellikle kazadan sonra risk almasına takım da karşı çıkacaktır. Sizce şansı ne? (Erşan Selçuk Karagöz)

Söz konusu adam Lewis Hamilton ise her zaman her şey mümkündür. Şampiyonluk şansının çok azaldığını düşünmüyorum. 16 yarış var ve Mercedes bu yıl kurşun geçirmez değil. Henüz problemler Rosberg’i bulmadı, dolayısıyla ilerleyen yarışlarda puan durumu çok değişebilir. Lewis’in önündeki en büyük engel heyecanı ve hırsı olabilir. Sakin olursa şansının %49 olduğunu düşünüyorum, o 1 puanı da Rosberg’in momentumu ve hali hazırdaki 43 puan farkına veriyorum.

Soru: Red Bull Verstappen yarışı kazansın diye Ricciardo’yu kobay olarak mı kullandı? (Aykut Turgut)

İspanya GP’de en çok kim çalıştı diye sorsanız ilk cevabım stratejistler olur. Bu yarışta Ferrari ve Red Bull strateji ekibi biraz yoruldu, çünkü Mercedes yarış dışı kalınca yapılacak en ufak bir hata galibiyeti kaçırmak anlamına geliyordu. Onlar da gayet doğal olarak stratejileri ikiye böldüler. Red Bull ana stratejiyi Ricciardo üzerine kurdu, Ferrari de Vettel üzerine. Pitler başladığında Ricciardo-Verstappen-Vettel-Raikkonen sıralaması vardı, bu yüzden de Ferrari ve Red Bull’un ana stratejileri yani kazanan strateji olduğunu düşündükleri stratejileri öndeki pilotları üzerine kuruldu. Bu iki pilot 3 pitle yarıştı ve doğal olarak fazla stintlerinde yumuşak lastik kullandı. Yani aslında Red Bull Ricciardo’yu kobay olarak kullanmadı, bilakis yarış galibi olarak konumlandırdı. Stratejiler bölündüğü için Ferrari ve Red Bull da Verstappen ve Raikkonen için 2 pit stratejisi belirledi. Planları bozan şey, Barcelona’nın sert asfalt yüzeyi ve Verstappen’in yeteneği oldu. Pazar gunu pistte Max’ın babası Jos haric kimse Max’den galibiyet beklemiyordu, kendisi bile. Barcelona’ya her yıl sert ve orta sertlikte hamurlar getirilirdi, Mercedes kış testlerinde yumuşak lastiği burada göstermelik denedi, supersofta bakmadı bile. Aslında bunun nedenini bizzat görmüş olduk. Medium-soft farkı o kadar azdı ki, ekstra pit stop bir pit stop süresi kadar zaman avantajı sağlamadı bile. Bu yüzden de 2 pit stop herhangi bir probleme neden olmadan yarış kazandırdı. Raikkonen Verstappen’i geçebilse kazanan yine 2 pit stop olacaktı.

Soru: Raikkonen şampiyon olur mu? (Levent Oğuzhan)

Cevap: Bu soruyu öncelikle Ferrari özelinde alayım, Ferrari şampiyon olur mu şeklinde. Bu soru sıklıkla Twitter’da bana soruluyor. Ferrari’nin şansı ne yazık ki bu sene geçen seneden de az. Takım bir çok risk aldı, radikal değişiklikler yaptı. Herkes aracın potansiyelinin yüksek olduğu konusunda hemfikir, ancak henüz uygun motor, şasi, aerodinamik ayarlara ulaşılamadı. Motor konusunda Mercedes farkı daha da açtı, aerodinamik konusunda Red Bull da Ferrari’yi geçmiş görünüyor. Ferrari’nin bu noktadan yarışı alıp götürmesi mucize olur. Raikkonen bu yıl iyi bir momentum yakaladı, araç iyi olursa yarış da kazanacaktır ancak Vettel’e rağmen kazanması benim için sürpriz olur.

Soru: Raikkonen'in 2017 sözleşmesiyle ilgili bir duyum veya tahminin var mı abi? Ne olur sence? (Enes Demircioglu)

Raikkonen’in 2016 performansı 2017 için şansını önemli oranda artırdı. Finli pilot koltuğunu sadece daha genç ve potansiyeli yüksek bir pilota kaybedebilir, bunun için de sadece Bottas ve Rosberg’i aday görüyorum. Bu iki pilot koltuklarını korurlarsa Raikkonen de devam eder. Ferrari’nin Hamilton ile bir risk alacağını şu an için düşünmüyorum. Çünkü Hamilton-Rosberg ilişkisinin daha kötüsü Vettel ile Hamilton arasında çıkacaktır. En güçlü ihtimal Kimi’nin koltuğunu koruması, ama bunu da 50%’den fazla bir ihtimal olarak görmüyorum.

Verstappen için üç beş kelam…

Ispanya GP’yi değerlendirirken tarihe not düşmek açısından Verstappen için de üç beş kelam etmek isterim. Formula 1 kuruluşundan beri nice yetenekli ve muhteşem pilota sahnesini sundu. Bunların birçoğu şovlarını şampiyonluk ile taçlandırırken bazıları da (Gilles Villeneuve) yanlış zamanda spora geldiler ve şanssızlık eseri aramızdan ayrıldılar. Sporun en sevdiğim tarafı şu ki, bizler hiçbir zaman sporda yetenek eksiği yaşamadık, pist üstünde dönüp duran birkaç harika pilot varken yenileri de birer birer eklendi. İşte bunların en yenisini, hem de tarihte en genç olanını tüm dünya hafta sonu Barcelona’da izledi. Bir pilotun ileride nasıl bir geleceğe sahip olacağını kariyerinin ilk yılında mutlaka görürsünüz. Senna’nın, Schumacher’in, Stewart’ın, Jim Clark’ın, Alonso’nun, Raikkonen’in, Hamilton’ın ve Vettel’in ilk yıllarına bakın, mutlaka bir ipucu elde edersiniz. Verstappen de bu seçkin grubun son üyesi artık. Bu tarz pilotların takım arkadaşlarına bazı serilerde ya da F1’de geçildiğini de görürsünüz. Ama içinizdeki o ses der ki, bu adam yine de daha iyi. Alonso örneğin Tonio Liuzzi’yi anlatırken kendi dönemimizde herkes onun geleceğin şampiyonu olduğunu söylerdi der. Evet, Liuzzi onları yeniyormuş, ancak tarih Alonso’yu yazdı, Liuzzi ise değil galibiyet, tek podyum bile alamadı. Evet Verstappen genelde yendiği Sainz’a zaman zaman geçildi, ancak aralarında bir gömlek fark var. Umuyorum ki Sainz’ın kaderi Alguersuari ya da Kvyat gibi olmaz.


Verstappen Formula 1 dünyasının en taze starı, eğer bu satırları okuyanlar arasında F1’i yeni yeni izlemeye başlayanlar varsa, sözüm size, çok şanslısınız, zira yıllar sonra etrafınızdakilere bu çocuk daha yeni yeni parladığı günleri dün gibi hatırlıyorum diyeceksiniz. 

8 Mayıs 2010 Cumartesi

İspanya GP Sıralamalar - Bildiğimiz gibi...

Formula 1'de Avrupa sezonuna bu hafta sonu başlamış olduk. Avrupa sezonu için her zaman gerçek sezonun başlangıcı denir, çünkü dayanıklılığın görece düşük olduğu Asya bölümü sonrası takımlar kendi fabrikalarında gelişimi hızlandırma, rüzgar tüneli testlerini sağlıklı yapabilme ve yeni parçalarını yarış hafta sonlarında aktif olarak deneyebilme/değiştirebilme şansı buluyorlar. Kısacası Avrupa sezonunda gerçek show başlar...

Bu yazımda takımların performansından ziyade bugün olanlara yoğunlaşacağım. Takımların ve pilotların performansları ve görünümlerini yarış raporuyla birlikte anlatacağım.

Barcelona'da Cuma antrenmanlarının ilk seansında beklenenin biraz daha dışında bir durumla Mclaren'ler ön sıradalardı. Ancak 2.seansta Webber ve Vettel favori gösterilmelerinin de doğru bir beklenti olduğunu gösterdiler, ikili yumuşak lastiklerle çıkardıkları inanılmaz zamanlarla gridin geri kalanını derin bir düşünceye sevkettiler. Bunun dışında Cuma gününün aslında en önemli gelişmesi araçtaki güncellemelerle birlikte Schumacher'in Rosberg'e göre ciddi anlamda rekabetçi görünmesiydi. İlk seansta Rosberg'den 0.3, ikinci seansta da 0.5 saniye daha hızlı olan Michael Schumacher her iki seansı da 3.sırada tamamladı. Ferrari pilotları kayıplardaydı dünkü 2 seansta da.

Bir diğer ilginç gelişme Lotus'un Barcelona'ya getirdiği gelişimlerle, gridin eski takımlarının en kötüsü Williams'tan 2.seansta sadece 0.5 sn geri kalmasıydı.

Sıralamaların ilk seansında artık alışıldığı üzere yeni 3 takımın 6 pilotu eleniyor (olaylı Malezya haricinde), bunların dışında gridin geri kalanından da 1 sürücü eleniyor. Bu isim Bahreyn'de Alguersuari'ydi, Avustralya'da Petrov, Çin'de de Liuzzi'ydi. İspanya'da da piyango Williams'tan Barrichello'ya vurdu. Williams'ın kötü performansı nedeniyle bir sürpriz değildi bu bana göre. Aracının performansının daha da gerisinde bir görüntü veren Liuzzi de Rubens'in bir sıra üzerinde yer aldı. Liuzzi'nin sezonun devamında Paul di Resta ile (hatta belki Chandhok ile) yer değiştirmesi gündeme gelebilir bana göre.

İkinci seansta Toro Rosso'nun ve Force India'nın iki pilotu da elendi. Williams'ın kalan tek sürücüsü Hulkenberg yine elendi. Sauber'den Kobayashi üst üste ikinci defa takım arkadaşını geçmekle kalmadı, diğer iddialı isim Petrov ve iki STR'yi geçerek son seansa kaldı. Bu seansta Koba'nın hem Rosberg'i hem de Massa'yı da geçtiğini hatırlatayım. İlk seansta olduğu gibi bu seansta da en hızlı isim Webber'di. Vettel'le aradaki fark 0.107 saniyeydi.

Redbull paketinin de farkıyla yumuşak lastiğini kullanma zorunluluğu hissetmedi, sert lastik turları diğer takımların yumuşak lastikleriyle aynı ya da çok yakındı. Bu yüzden seans sonuna kadar sert lastiği kullandılar. Seans biterken yumuşak lastiklerine geçiş yaptılar.

Dananın kuyruğunun kopacağı son seansta asıl soru favori Redbull'un hangi sürücüsünün pole pozisyonunu alacağı sorusuydu. Pistin kauçuk miktarının ve dolayısıyla yol tutuşunun artacağı son turlara kadar pilotlar turlarını tamamladılar, değişen yumuşak lastiklerle gerçek zaman turları başladı. Diğer takımların yerlerini belirlemelerinden sonra ayrı bir gezegende yarışan Redbull'daki sıralama için Vettel turunu ilk tamamlayan isimdi, 1.20.101'le. Ardından 1.19.995'lik inanılmaz zamanıyla Webber pole pozisyonunu kazandı. İlginçtir, fark bu sefer de 0.106 sn oldu, ikinci seansla neredeyse aynı. Raikkonen'in Webber'in yerini alacağını iddia edenlere duyurulur...

Redbull tam bir aerodinami pisti Barcelona'da imparatorluğunu bir kere daha ilan etmiş oldu. Zamanlara baktığımızda ilk sektörde kendi F-kanal sistemini getiren Ferrari'nin (özellikle de Alonso'nun) en hızlı olduğunu gördük. Ancak F-kanalsız Redbull'dan sadece saniyenin yüzde birlik dilimleriyle önde olması Redbull'un ne halde olduğunun anlaşılması için bir anekdot olabilir! Orta hızlı virajların yer aldığı ikinci sektörde Redbull rakipsiz ve rahattı. 29.8 ve 29.9 sn'lik zamanlara diğer takımların en iyi cevabı 30.2'de kaldı. Ancak asıl problem üçüncü sektördeydi. Redbull S3'de inanılmaz bir fark attı. 27.6 ve 27.7 sn'lik zamanlara diğer takımlar en iyi turlarında 30.1 ile cevap verebildiler. Tek istisna Schumacher'di 29.9 ile, ancak onun da bu zamanı 10.virajdaki erken frenlemesinden ürettiğini sanıyorum. 10.viraj S2'nin bitip S3'ün başladığı yer ve orta uzunlukta bir düzlük sonu. Erken fren yapan pilot 11.viraja daha yüksek bir hız taşıyor, geç fren yapan da S3 zamanından yemiş oluyor. Mclaren ve Ferrari'lerin S2 zamanı 30.3'e karşılık Schumi'nin 30.5'ine bakarak bu kanıya vardım.

Webber sıralamardaki performansıyla zaten bugün yenilmez olduğunu ispatlamıştı ve hakettiği bir pole pozisyon aldı. Vettel de basın toplantısında bundan bahsetti. Webber'i geçemeyeceğini anladığını söyledi. Yarın bu iki pilottan startta kaybeden yarışı da kaybetmiş olacak. Vettel'den iyi bir start beklediğimi ifade etmeliyim.

Yarın Redbull bir aksilik olmazsa yarışı rahat bir şekilde kazanacak. Neden mi? Uzun sürüşlerdeki istikrarı nedeniyle, hızlı virajlarda daha da ezici olmak üzere tüm virajlarda hızlı olduğu için ve de S3'deki benzersiz hızını start/finish düzlüğüne taşıyıp her tur hızlı zamanlar çıkaracağı için. Yeni F-kanalıyla S3 ve hız ölçüm noktalarında en hızlı olan Ferrari'nin (aslında Alonso'nun) yarın podyum için de güçlü bir şansı var, iyi bir start alması koşuluyla. Alonso'nun muhtemel bir Redbull start ya da pit stop hatası ya da dayanıklılık probleminde galibiyet şansı da var, lastik kullanımı ve düzlük hızı nedeniyle.

Yarınki yarışı kazanmak ya da kaybetmek tamamen Redbull'un elinde, İngilizce'deki sevdiğim bir tabirle "Race is for Redbull to lose", kendilerini durduracak olan tek şey kendileri.

İyi seyirler ve sonrasında blogumda tekrar görüşmek üzere...