Felipe Massa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Felipe Massa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Mart 2013 Salı

Ferrari'de aynı tas aynı hamam mı?


Son yılların en iyi sezon başlangıçlarından birisini yapan Ferrari’de yüzler gülüyor. 2011’de ortalarda neredeyse görünmeyen, geçen seneye de 1.5 sn geride başlayan takım 3 yıldır ilk defa ilk yarıştan itibaren ön bölümde yer alıyor. Bu da takımdaki herkese bir güven sağlıyor. Aslında yazımı yazma sebebim Avustralya GP’de olanları değerlendirerek biraz Ferrari analizi yapmak.
Felipe Massa kabus gibi geçen 2011’den sonra 2012’nin ilk yarısında daha da kötü bir performans sergiledi. Herkesin gitmesi gerektiğini söylediği böyle bir dönemde takım ona sahip çıktı ve bu kararın haklı olduğunu Massa performansıyla ispatladı. Yeri gelmişken, Massa’yı 2008’deki performansı nedeniyle Hamilton ile “eş şampiyon” olarak gördüğümü bir kere daha ifade etmek isterim. Geçen yıl gridde 6.5 şampiyon vardı, bu yıl da 5.5 şampiyon var. Massa 2012’nin ikinci yarısında geri döndü ve bu yıla da güçlü başladı.

Melbourne sıralamalarında Alonso’yu az bir farkla da olsa geçti ve ilk pit stoplara kadar da Alonso’nun önünde kalmayı başardı. İlk pit stopa önce alınan pilot aslında o an desteklenen pilottu zira Vettel pite girmişti ve yeni lastiklerle atacağı turlarla Ferrari pilotlarının önünde yer alabilirdi. Ferrari’de pite ilk giren önde çıkacaktı. Massa pite alındı ve gerçekten de Alonso’nun önünde çıktı. Bu ana kadar Massa’nın aleyhine bir durum yoktu. İkinci pit stopların 24-25.turlarda olmasını beklerken Alonso aniden 20.turda pite girdi. Kimsenin beklemediği bu hamlenin Sutil’in on grubu tutmasıyla da ilgisi vardır mutlaka. Ancak asıl amacının Alonso’yu 2.pit stoplar sonrası rakiplerinin önüne geçirmek olduğunu sonradan anladık. Akıllı Red Bull ve Force India garajları da bunu görerek pilotlarını pite çağırdılar ve Alonso yine de bu ikilinin önüne geçmeyi başardı. Bu arada Alonso’nun pitten çıkış turu 1.51.100 oldu, Sutil 1.51.500 ve Vettel de 1.51.700 ile bitirdi pitten çıkış turlarını.
Peki Massa? Bu soruyu Massa kendisi de pit duvarına sordu. Neler oluyor, ben ne olacağım? Soruyu sorduktan bir tur sonra pite çağrıldı ve bu üçlünün gerisinde çıktı pitten. Peki ne oldu da Alonso o kadar erken pite çağrıldı? Kendi kararı mı takım kararı mı?

Açıkçası bu konuda soru sorulması bile çok abes bence. Alonso önünde geçmesi gereken 2 pilot daha varken ve yarış telaşı içindeyken bu tarz bir hesabı yapamaz. Mühendisi bu hesabı yapabilir ama o da takım yönetiminden izinsiz ve Massa’nın mühendisinden bağımsız bir karar alamaz. YANİ BANA GÖRE BU BİR TAKIM KARARIYDI.  Belli bir süreye kadar takım iki pilotu eşit görür diye düşünüyorduk ama eşitliğin de bir sınırı varmış, bunu gördük. Evet, geçen seneki gibi tüm kartlar Alonso’ya oynanmayacak henüz, Massa kobay gibi kullanılmayacak, iki pilot farklı araçlarla yarışmayacak, ama bu tarz stratejik durumlarda Alonso ayrıcalıklı tutulacak. Doğru mu yanlış mı, bu konuda yorum yapmamayı tercih ediyorum, herkesin kendi doğrusu var. Ferrari ve Red Bull böyle davranıyor, Ferrari göstere göstere yapıyor, Red Bull gizliyor ama günün sonunda iki takım birinci pilotlarını kayırıyor.
Massa yaptığı açıklamada üstü kapalı şekilde bu durumdan memnun olmadığını açıkladı. Bana göre önemli olan Massa’nın eski formuna dönmesiydi, iki pilotun eşit şartlarda yarışmasını istiyorum. Böylece kimin daha hızlı olduğu konusunda cevabı daha net şekilde görebiliriz.

Alonso zaten bildiğimiz gibi: Kendini adamış, hızlı ve çok hırslı! Massa ise normalde iyi olmadığı bir pistte iyi bir performans gösterdi, gelecek yarışlarda izlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum. Iyi olan kazansın!

28 Haziran 2012 Perşembe

Sezonun gidişatı üzerine soru-cevaplar

1.Bu sene Redbull’un geçen yılki performansından uzak olmasını neye bağlıyorsunuz? Ya da geçen yıl puan alamayan pilotların bu sene podyum zorlamasını? (Mahmut Albayrak)

Sorunuzun iki bölümü var, ayrı ayrı değerlendirmek gerekiyor. Red Bull’un geçen yıl kullandığı en önemli silah egzoz beslemeli difuzor bu yıl yasaklandı, bu da takımın aşırı dominant yapısını yok etti. Dahası bu yılki lastik bileşenleri de takımın her ortamda hızlı olmasına engel oldu. Red Bull da yılın ilk bölümünde eski temposundan uzaktı. Ancak sihirbaz Adrian Newey takımda ve uyumuyor, önce aracın tabanında bir delikle aerodinamik kazanç fikrini buldu, o yasaklanınca şimdi de çift taban ile önemli ölçüde hızlanmış görünüyor.
Sorunun ikinci bölümüne gelince… Geçen yıl puan alamayan pilotların bu sene podyum zorlaması meselesi için biraz inceleme yapalım. Buradan kastınız sanırım Maldonado ve Perez. Bu iki pilotun da takımları Williams ve Sauber bu sezona çok iyi hazırlandılar ve hem takım yönetiminde, hem de araç tasarımında önemli değişiklikler yaptılar. Yani zaten doğal bir hızlanma var. Hatta bildiğiniz gibi Red Bull difuzor tasarımında Sauber’den etkilendi. İkinci olarak da lastik kullanımı artık küçük büyük takım ayrımından ziyade lastiğini iyi kullanan ve kullanmayan takım/pilot ayrımına gidilmesine neden oldu. Lastiğin yeniyse güçlüsün, aşınmışsa güçsüzsün. Bu da olmadık sonuçları görmemizi sağladı.

2.Schumacher'in geleceğini nasıl görüyorsunuz? Yaşadığı şansızlıklar olmasaydı şampiyonuk potasında olur muydu sizce? (Martin Eden)

Schumacher meselesini Talk Show’umuz #Formula1Meydanı’nda uzun uzun tartışmıştık. Schumacher’i çok uzun yıllardır takip ediyorum ve destekliyorum, onu da çok da iyi tanıyorum, sezonun bu dönemlerinde hala geleceğini çizmemiş bir Schumi’nin kalacağını sanmıyorum. Bana göre gelecek sezon yarışması çok düşük ihtimal. Eğer şanssızlıklar olmasaydı şu anda tahminen aşağı yukarı Rosberg puanında olurdu, bunu da şampiyonluk potası olarak nitelendiremeyiz. Bana göre efsane pilot 1 galibiyet ve belki birkaç podyumla ikinci baharını sonlandıracaktır.

3.Sezona en iyi başlayan pilotlardan biriydi Jenson Button, hem sıralama turunda hem yarışlarda bu kadar düşüş yaşamasını neye bağlıyosunuz ? Ayrıca lastiklere en iyi bakan pilot oldunu biliyoruz geçen yarış lastiklerim diğer pilotlardan 3-4 tur önce bitti diyordu bu Mclaren'in sorunu mu Jenson da mı problem var? (Sergen Topçu)

Jenson Button meselesini de yine Talk Show’da konuşmuştuk. Jenson’ın en büyük problemi aracın sıklıkla oversteer (arkadan kayma) problemi yaşaması. Tüm eski/yeni pilotlardan zaman zaman duyarız, bir pilotun hızlı olması için önce araçta kendini rahat ve güvende hissetmesi gerekiyor. Neredeyse tüm F1 pilotlarına bu tarz bir araç verdiğinizde galibiyet kazanabilirler. Ancak içlerinde bazıları istisnaidir ve kötü bir araçla da iyi sonuçlar alabilirler, örneğin takım arkadaşı Lewis Hamilton ya da Fernando Alonso, Michael Schumacher, Kimi Raikkönen gibi.. Jenson Button araçta kendini güvende ve hızlı hissettiğinde sonuç alabiliyor sadece, 2009 sezonu ve geçen yılki performansı buna örnek. Bu yüzden de iyi sonuçlar alamıyor bu yıl. Lastik kullanımına gelince... Eğer bir pilot aracında mutlu değilse ve problemlerle boğuşuyorsa, o esnada zaten lastiklerine mecburen bakamıyor ve olması gerekenden daha önce aşınmasına neden oluyor. Bu lastiklerine iyi bakmak meselesi normal şartlar için geçerli. Takım artık Button için daha köklü çözümler bulmalı, zira Lewis’e odaklanamamaya başladılar bu yüzden.

4.Fernando Alonso ve Felipe Massa ile Lewıs Hamilton ve Jenson Button arasındaki uçurum sadece araçlardan mı kaynaklanmaktadır. Mclaren in aracı sürüş tarzı olarak Hamilton a daha uygun?  Ferrari’de de mi durum böyle? (Fatma Yıldız)
Bu da güzel bir soru. İki takıma ayrı ayrı bakalım. Fernando Alonso Felipe Massa’dan yetenek olarak bir gömlek üstün olduğundan aynı araçla çok daha iyi sonuçlar alabilir. Ancak kendinizi takım yerine koyun, iki pilottan birine oynamak zorundasınız şampiyonluk için, bu tabii ki daha iyi olan Alonso üzerine olacaktır. O yüzden takım temel tasarım mantığını onun sürüş biçimine odaklıyor. Peki bu ne kadar bir fark yaratır? Beklediğinizden çok daha az! 2010’da araç Alonso için değil Massa’nın tarzı için üretilmişti, zira Alonso yeni gelmişti. O sezonda Alonso büyük fark attı takım arkadaşına. Massa’nın şu anki sorunları ağırlıklı olarak set-up ve lastikler üzerine. Brezilyalı pilotun geç fren yapan bir sürüş tarzı olduğundan şu anki lastiklerle boğuşuyor ancak önemli gelişme sağladığını söylemeliyim.

Button ile ilgili soruyu yukarıda cevapladım aslında. Her ikisinin de tarzına çok yakın diyemeyiz araç için, Lewis’e biraz daha uygun olabilir ama bu Ferrari’deki farktan bile çok daha az. Lewis asıl farkı yeteneği ile yapıyor.

5. Kubica’nın son durumu hakkında bilgi verir misiniz. Pistlere ne zaman dönebilir ya da dönebilir mi? (Adem Kara)

Kubica’dan aldığımız son bilgiler gizlenmek istese de zaman zaman ameliyatlar geçirdiği yönünde. Bazı mahalli go-kart ya da rally yarışlarına katılıyor. Şahsi fikrim F1’e tekrar dönmesinin çok çok zor olduğu şeklinde. Eğer bunu başarırsa da adaptasyonu kolay olmayacak.

6. Sam Michael'a ne kadar daha tahammül edebilir McLaren? Kendisinden sıyrılma ihtimalimiz nedir? Whitmarsh'i kısaca değerlendirir misiniz? (Elçin Meseli)

Sam Michael için daha ilk transfer haberi çıktığında Twitter’da ağır şeyler yazmıştım, aslında suçlu kendisi değil onu alan takımdı ve ben takıma giydirdim. Sam Michael Williams’ın neredeyse yeni takımlar seviyesine inmesine neden olan kişiydi ve transferinin hiçbir anlamı yoktu. Ne kadar tahammül edilebilir, elbette bu sezon beklenecektir. Sam Michael’ın görevi Sportif Direktörlük yani pist üstü aktivitelerinden sorumlu. Tasarımdan Tim Goss ve Paddy Lowe sorumlu. Mevcut duruma bakıldığından görüyoruz ki araç hızlı (tasarım iyi yani) ancak puanlar strateji ve pit yolunda kaybediliyor. Bu da başarısızlığın Michael’da olduğunu gösteriyor. Takım elbette bunu değerlendirecektir, ancak sözleşmesinin sonunu Mclaren’de göreceğini düşünüyorum Michael’ın. Bir başka deyişle Mclaren fanları üzülmeye devam edecekler.
Martin Whitmarsh çok saygı duyduğum spor adamlarından birisi. Gerçek bir centilmen ve bir lider. Ancak Ron Dennis’in bıraktığı yerin çok gerisinde devam ediyor. Bir lider olabilirsiniz ancak yöneticilik yönünüz eksikse sonuçlar alamazsınız. Sam Michael’ın bu denli kritik bir pozisyona gelmesi bir yönetim hatasıydı onun için. Bu hatasını nasıl telafi eder bilemeyiz, ancak şu bir gerçek ki Mclaren için son 13-14 sene potansiyel olmasına rağmen genelde başarısızlıkla geçti ve bunun ortadan kalkması için ciddi hamleler lazım. Whitmarsh da bunu acilen yapmalı, aksi takdirde ömrü uzun olmaz.

7.Bu sene kış testlerinden sonra en iyi gelişimi kim gösterdi? (Barış Şener)
Bu soruyu Cuma günü sorsanız Ferrarı derdim ama şu anda Red Bull’un bu soruya cevap olabileceğini düşünüyorum. Elbette Ferrarı çok geriden gelerek kendini buldu ancak Red Bull da Valencia’da bulduğu farkla geçen yılı hatırlatan performanslar sergiledi. İki takımı eşit görüyorum gelişim hızı konusunda. Red Bull elbette şu anda daha hızlı, onu belirtmek lazım.

8. Metin Bey herşey bu kadar birbirine yakınken sezon sonunda kim şampiyon olur, sizin fikriniz nedir ? (Pınar Karabiber)
Sezon hakikaten ilginç şekilde ilerliyor. Herşey gerçekten çok yakın, lastikler hala çok büyük bir faktör. Bu konuda uzun bir yazı ile kim neden ne olur yazmak istiyorum, şimdilik sadece tahminimi açıklayayayım, genel pilot performansı ve takımların gücü dikkate alındığında Alonso’nun en güçlü aday olduğunu düşünüyorum. Daha sonra Vettel ve sonra da Lewis geliyor. Eğer Ferrarı Avrupa sezonunda önümüzdeki 3 yarışta en az 1 galibiyet ve 1 podyum alamazsa Vettel daha güçlü hale gelebilir. Şayet şu anki puan durumuyla Avrupa sezonu biterse Alonso artık zirveyi bırakmaz.

9.Red Bull egemenliği yine mi başlıyor? Tempolara korkutucu derece de hızlıydı Valensiya da.(Talha Yıldız)
Valencia’da gerçekten korkutucu derecede hızlıydı Red Bull, özellikle de Vettel’in elinde. Ben Red Bull egemenliği diyemesek de şu anki farkın az çok korunacağını düşünüyorum, en azından 2-3 yarış daha. Özellikle Almanya ve Macaristan’da çok iyi olacaklar. Macaristan’da Ferrari ve Mclaren Red Bull’a daha yakın olacaklardır. Getirdikleri çift taban yeniliği hızlarını önemli ölçüde artırdı ancak bu görünen şey olabilir, belki de egzost güncellemesi onların hızının asil kaynağı olabilir. Sorunun cevabı 2011 egemenliği gibi olmasa da Red Bull liderliği şu an için net olarak aldı gibi. Ama Formula 1 bu, karşıda da Ferrarı ve Mclaren var ve onların da eli armut toplamıyor, savaş devam edecek!

25 Mayıs 2012 Cuma

Ne olacak bu Massa'nın hali?

Bugünlerde F1 gündemi şüphesiz iki konuyla sürekli sarsılıyor: Pirelli lastikleri ve Felipe Massa’nın durumu.  Ben Massa meselesinde Twitter’da oldukça fazla yorum yaptım ama bana gelen sorular bitmedi. Değişik zamanlarda bana gelen Massa sorularına uzunca cevaplar vererek konuyla ilgili fikirlerimi açıklamak istedim.

Soru: Ferrari gibi bir takım nasıl oluyor da 2 sezondur Massa’ya sabrediyor? Bizim gördüğümüzü onlar da görmüyor mu?

Bu soruya cevap vermek için Massa’nın spordaki ve Ferrari’deki geçmişine bakmak gerekiyor. Felipe Massa tam 9 yıldır Ferrari ailesinde yer alıyor. 2003 yılında Ferrari test pilotu olarak görev yaptıktan sonra takım ile ilişkisi 2004 ve 2005 yılında da devam etti. 2006’da ise İtalyan takımda yarış koltuğuna sahip oldu. Yani son 6 yılda Ferrari’de değişmeyen tek pilot Massa oldu. Takımdaki herkes tarafından tanınıyor ve seviliyor.  Ferrari gibi köklü bir takım tarihte sezon ortasında pilot gönderme alışkanlığına sahip olamaz. Evet, yeri geldiğinde Prost gibi 3 defa Dünya şampiyonu olmuş bir pilotu gönderebiliyor, ancak bunun için pilotun kullandığı aracı “kamyondan bile kötü” diye nitelemesi gerekiyor! Massa’da böyle bir durum yok, aksine takım ne derse yaptı, gerektiğinde Kimi’ye şampiyonluk yolunu açtı, Schumacher’İ destekledi ve 7 puan fazla alsın diye galibiyeti elinin tersiyle itip Alonso’ya yol verdi. Dahası 2008’de son virajda şampiyonluğu kaçırdı ve 2009’da da takım koltuğunda iken ölümden döndü. Bu derece takımla iç içe olan ve kariyerinde 11 galibiyet, 15 pole pozisyonu, 14 en hızlı türü ve 584 puanı olan bir pilot sezon ortasında kolayca gönderilebilir mi?
Massa 2003 yilinda Ferrari test pilotuydu

Sizin gördüğünüzü onlar da görüyor  evet, ancak bir diğer konu da potansiyel bir adayın olmaması. Eğer her yönüyle hazır bir aday olsaydı, takımın işi daha da kolaylaşabilirdi. Aday eksikliği takımın elini kolunu bağlayan diğer bir konu.

Soru: Felipe Massa 2008’de şampiyonluğu son virajda kaçırmışken nasıl oluyor da bu kadar geri düşebiliyor?

Formula 1 pilotlarında her durumda ve şartta hızlı olabilmek herkeste bulunan bir özellik değil. Buna sahip olan pilotlar istisnai pilotlar oluyor ve zaten tarihe geçiyorlar. Senna’nın 1993 yılında aldığı 4 galibiyet, Kimi Raikkönen’in 2004 yılında aldığı Spa galibiyeti, Sebastian Vettel’in İtalya 2008 galibiyeti, Alonso’nun tüm F1 kariyeri boyunca aldığı sonuçlar, Schumacher’in özellikle 2000 öncesinde zor durumdaki Ferrari ile performansları buna örnekler. Felipe Massa 2008’de çok hızlıydı, ancak ben bunu istediği tüm şartların bir araya gelmesine bağlıyorum, yani istediği aero paket, sevdiği lastik hamuru, iyi bir araç ile en iyi sonuçları almayı başardı. Ancak her zaman vurgularım, Massa pist üstünde istikrarlı bir pilot değil, iki tür üst üste seçtiği çizgiler bile farklı oluyor. Bu özelliklere sahip bir pilotun araç iyi de olsa kötü de olsa en iyisini vermesini bekleyemezsiniz. Massa’nın şampiyonluğu kaçırdığı 2008 sezonundaki Silverstone yarışını hatırlayan var mı? Eminim çoğu kişi hatırlıyordur, bir yarışta 5 defa spin atan bir pilot şampiyonluğu hak ediyor muydu? O yarışta parlayan Hamilton da şampiyon oldu zaten. Eğer Massa Alonso gibi her durumda en iyisini çıkarabilen bir pilot olsaydı birinci pilot olarak kalırdı ve Alonso yerine bir ikinci pilot alınırdı.
Massa 2008 Brezilya'da kaçırdığı şampiyonluğa ağlıyor

Massa bu sene ekstra kötü, 2011’de Alonso’ya daha yakın gibiydi, problem lastikler mi, başka bir şey mi var?

Ben bunu iki sebebe bağlıyorum: Birincisi üzerindeki baskıyı artık kaldıramadığı için performansı iyice düştü. Diğeri de Alonso’nun formunun zirvesinde olması.
Stresin performans üzerindeki etkisi tartışılmaz. Bazı pilotlar bu tip durumlardan çok daha az etkilenirken (Alonso, Kimi, Button) bazıları kendini toparlayamıyor (Massa, Heidfeld). Stresin fiziksel etkisine burada değinmek istiyorum. Hayatımızı idame ettirmemizi sağlayan beynimizi kullanmamızı sağlayan şey beyin hücrelerindeki sinapslar. Sinapslar beynimizi kullanmamızı ve istediklerimizi yapmamızı sağlıyor. Stres durumlarında sinapsların işleyişi bozuluyor. Bu durumlarda böbreküstü bezlerinden salgılanan adrenalin ve noradrenalin hücreler arasındaki geçişi sağlayan maddeleri devre dışı bırakıyor. Bu da hücreler arasında dolaşan impulsların bir diğerine geçememesine neden oluyor. Daha da özetle reflekslerimizi mahvediyor. Felipe Massa’nın durumu da bu.O kadar ağır baskı altında ki, normalde yapabileceklerini de yapamıyor. 61 puana karşı 2 puanı bu şekilde açıklayabiliriz.

Alonso’nun durumuna bizzat Massa da değindi ve “evet ben iyi değilim ama Alonso da olayı abarttı” babında bir şeyler söyledi. Çok haklı, kendi performans düşüşü takım arkadaşının formunun zirvesine denk gelince ortaya bu kötü tablo çıktı.

Ferrari Massa’yı bu yıl içinde gönderir mi, yoksa sene sonunu bekler mi?

Ortada iki değişken var, takımı çok iyi tanıyan ve geçmişte önemli başarılar kazanmış Massa’nın başarılı olmasını beklemek mi, yoksa göz göre göre takımlar şampiyonasında 5.lige razı olmak mı? Felipe Massa şu ana kadar kaybettiği kredilerin toplamı kadar krediyi İspanya’da kaybetti. Artık Ferrari bu konuda eskisi kadar hoşgörülü olmayacak. Ancak yeni bir pilotun oldukça zor bir araç olan F2012’ye alışamama ihtimaline karşı Massa’nın tutulması daha mantıklı görünüyor onlara. Takım bir yandan elbette her ihtimale karşı hazırlıklı olup pilot opsiyonlarını araştırıyor, ancak Massa’ya sanılandan daha fazla sabırlı olacaklarını düşünüyorum. Eğer İngiltere’ye kadar Massa hala tek haneli sayılarda dolaşırsa değiştirileceğine eminim. Ancak gelişen araçla birlikte o da yüz güldüren sonuçlar alırsa (birden fazla ilk 5 finişh gibi) sezon sonunu görecektir. ?  Bu konuda eminim ki Ferrari en ufak bir umut ışığını Massa lehine kullanacaktır.
Ben Massa yerine gelen pilotların da kolay kolay takımın istediği hale geleceğini düşünmüyorum. Yani gelen pilot kendi kariyerini de mahvediyor olabilir, ortada bu risk de var.

Massa’nın yerine kimlerin gelebileceğini ya da gelmesi gerektiği konusunu da gelecek yazıya bırakıyorum. Başka sorularınız olursa Twitter hesabımdan ya da metinolmetin@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Massa'nın 2011 performansı ve KERS'in dönüşü

Soru: Seneye Ferrari'de pilot değişikliği gözükmüyor gibi. Fernando bu performansıyla devam edebilir ama sizce Felipe Massa neler yapar?
Soran: Kthnulsy, 15.11.2010

Felipe Massa için 2011 yılı Ferrari'de kalma/gitme kararının verileceği sene olacak. 2010'da Alonso'nun net bir şekilde arkasında kalan Brezilyalı Schumacher zamanında bile takım arkadaşına bu derece mağlup olmamıştı.

2010'da temel problemi lastik ısıtmaydı, özellikle sert lastikleri hem sıralamada hem de yarışta kullanamayınca bir varlık gösteremedi. 2011'de lastikler açısından tek değişiklik Pirelli'nin gelişiyle beraber hamurların farklılaşması olacak. Eğer lastik hamuru karışımı Felipe'nin lehine olursa kazanan günlerine dönecektir. Ancak Alonso'yu geçebileceğini yine düşünmüyorum.
Şahsi fikrimi soruyorsan Massa için 2011'in birazcık iyi ama yine de bu seneki gibi sönük geçeceğini düşünüyorum. Herşey lastiklere adaptasyonuna bağlı.

Eğer bu seneki gibi başarısız olursa ve Ferrari'ye Takımlar Şampiyonasında değerli puanlar kazandıramazsa menajeri Nicolas Todt'a teşekkür edilecektir ve diğer pilotu Jules Bianchi'yi geliştirmesi istenecektir.

Robert Kubica, Sebastian Vettel ve Nico Hulkenberg Ferrari'nin 2012 gündemini oluşturacaktır bu durumda.

Soru: KERS sisteminin geri dönüşü hakkında ne düşünüyorsunuz? Bunun F1'e bir yararı olacak mı? Şahsi görüşüm olmayacagı yonunde cunku mucadeleyi kısıtlıyor bana gore.
Soran: belirsiz, 25.11.2010


KERS sisteminde FIA ve takımların ısrarcı olmasının sebepleri var. Formula 1 dünyası uzun süredir spordaki teknik öğrenimlerin yol araçlarına da aktarılması gerektiğini savunuyor ve bunun için özel programlar ve departmanlar oluşturuyor. Özellikle Ferrari, Renault ve BMW'nin bu konuda fazlaca örneği var. Bu üçü içinde de Ferrari'yi ayırmak lazım. Zaten spor araçlar ürettiğinden performans için Formula 1 kazanımlarını oldukça fazla kullanıyorlar.

KERS de ilk gündeme geldiğinde takımlardan karşı çıkan olmadı. Özellikle de motor üreticileri buna sıcak baktılar. Ancak Ferrari ve Mercedes bunun 2009'da değil de 2010'da başlatılmasını istemişlerdi. Sistemi hazırladığını ve bu yüzden öne geçeceğini düşünen, diğer takımların isteksizliğini görünce ısrar ederse onların zaafından faydalanacağını düşünen BMW'nin "şark kurnazlığı" nedeniyle sistem 2009'da başlatıldı. Ancak evdeki hesap çarşıya duymadı ve BMW tek kelimeyle "çöktü". Mclaren ve Ferrari ise sistemi tüm sene kullandılar. Hatta Ferrari performansının çok kötü olduğu 2009 senesinde KERS sayesinde önden fazla kopmadı ve yine KERS sayesinde Spa'da sezonun tek galibiyetini kazandı.

2010'da takımlar hazır olmadığından yönetmelikte olsa dahi FOTA sistemi 2010'da kullanmama kararı aldı. Şimdi de 2011 için tekrar gündeme geldi ve seneye kullanılacak.

Ben iki sebeple KERS'e sıcak bakıyorum:

1.Enerji geri dönüşümü F1'de kullanıldıktan sonra ileride yol araçlarına aktarılabilir, bu da F1'in "halka inmesi" anlamına geldiğinden popülaritesini ve faydasını artırabilir.

2.Zaten açığa çıkan kinetik enerjinin tekrar kullanılması söz konusu olduğundan gayet düz bir mantıkla bunun "israfı" önlediğini düşünebiliriz. Elbette bu su ya da elektrik israfı gibi değil, kastettiğim de bu değil. Açığa çıkan enerjinin tekrar kullanılması fikri ileride Formula 1 teknolojisinde farklı bir çok gelişime ilham verebilir.

2009'da sistem takımların bazılarında mevcut bazılarında mevcut olmadığından sistem yarışları sıkıcı hale getirmişti ancak 2011'de durum böyle olmayacak ve sistemlerin iyi çalışması ve yarış içinde doğru zamanda kullanım gibi konular sorgulanacak, burada yaşanan başarısızlıklar ve eşitsizlikler de yarışlara keyif getirecektir. Ayrıca 2009'da getirdiği ekstra ağırlık problemi 2011'de olmayacak ve sistemi araçta taşımanın dezavantajları ortadan kalkacak.

Umarım düşündüğüm gibi KERS F1 teknolojisinde yeni ilhamlara ve yeni gelişmelere yol açar.

10 Haziran 2010 Perşembe

Felipe Massa 2012 sonuna kadar Ferrari'de...

Ferrari'nin son 8 yılına damgasını vurmuş en önemli 2 pilottan biri olan Felipe Massa, hafta içinde yaptığı anlaşma ile 2 yıl daha Ferrari'de kalmasını kesinleştirmiş oldu. Tabii takımda kalmasına kesin demek de yanlış, geçen yıl Raikkonen'in sözleşmesi bitmeden takımdan ayrılma örneğinde yaşandığı gibi...

Bildiğimiz gibi Felipe Massa 2010 sezonunda koltuğunda zor günler geçiriyor. Sene başından beri yarışların çoğunda açık şekilde takım arkadaşının gerisinde kalması sonucu hakkında sene sonunda takımdan gönderileceği, Renault'dan Kubica ile koltukları değişeceği, Red Bull'dan Webber ile koltukları değişeceği gibi değişik dedikodular üretildi. Asıl sorunu sert lastikleri çalıştıramamak olan Brezilyalı pilotun Türkiye GP ile bu sorununu çözmeye başladığı görüldü. Ancak bu haftaya kadar da takımdan gideceği dedikoduları bitmedi.


Felipe Massa - Kanada 2010

Dedikodular önce Webber'in Red Bull ile anlaşmayı uzatmasıyla sekteye uğradı. Webber ihtimali bitmiş oldu böylece. Daha sonra da Robert Kubica'nın Renault'daki 2011 durumuyla ilgili bir gelişme olmadan Ferrari Massa ile 2012 sonuna kadar sözleşme uzattığını açıkladı. Massa basın açıklamasında "Ferrari'de iki sezon daha yarışma imkanı verildiği için mutluyum, tüm Formula 1 kariyerim boyunca, Maranello'da yapılmış bir motorla yarıştım. Benim için, ikinci ailem olarak gördüğüm takımla çalışmaya devam edebilmek bir gurur" şeklinde konuştu.

Peki ne oldu Kubica dedikodularına?

Öncelikle Massa Scuderia'nın değiştirmeyi hemen düşüneceği bir pilot değil. Alonso ya da Raikkonen kadar içgüdüsel yetenekleri yok. Bilmediği bir piste çıkıp ilk en hızlı tur yapacak bir pilot da değil. Kubica kadar agresif ve az hata yapan bir pilot da değil. Ancak zamanla öğrenip en iyi olmayı bilen bir pilot. Bazı pistlerde rakipsiz olabilen bir pilot... Takım için savaşan ve takım için başka pilotlara yardımcı olmayı bilen bir pilot. En önemlisi de 2008 yılında takımın onca hatasına rağmen şampiyonluğu son anda kaybetmiş bir pilot. O yüzden Ferrari'nin 2 yıl daha devam etmek istemesi doğal.

Robert Kubica - Kanada 2010

Ancak Kubica da çok iyi bir pilot ve bana göre normal şartlar altında Ferrari için daha mantıklı bir tercih. Bu yüzden Kubica ihtimali yerine Massa'nın 2012 yılına kadar takımda kalması Kubica'nın sözleşmesiyle ya da tercihleriyle ilgili bir problemdir. Bu sebebin ya da sebeplerin ne olduğunu bilmiyoruz, zamanla ortaya çıkacaktır. Bu durumun varlığını bilen takım Massa'nın durumunu da motivasyonunu düşünerek ve takıma katkısının olmasının çok kritik olmasından hareketle hemen açıklamayı seçti. Raikkonen'de de aynı şey yapılmıştı. Biliyorlar ki moralsiz bir Massa'dan birşeyler bekleyemezler, hele de eski rakibi Alonso onu rahatça geçerken...

Kubica gelecek sene için Renault ile yine 1 yıllık sözleşme yapacak bana göre. Ya da 1+1 yıllık ve şartlı bir sözleşme. Ve Ferrari de durumu gözetim altında tutmaya devam edecek. Massa'nın ciddi sorunlar yaşaması durumunda Kubica kartı oynanabilir. Formula 1'deki kariyerinden önce İtalya'da yarışan ve yaşayan, İtalyanca bilen Kubica'nın takım için ne kadar biçilmiş kaftan olduğunu söylememe gerek yok sanırım.

Neden sözleşme 2012 sonuna kadar yapıldı?

Massa'nın sözleşmesindeki bir diğer önemli husus sözleşmenin 2012 sonuna kadar yapılması. Eğer Scuderia Massa'yı kariyerinin sonuna kadar tutmayı istese sözleşmesini 2015'e kadar yapabilirdi. Ancak bunu yapmadı. Takımın Alonso sonrası dönem için 2 sağlam ve genç pilota ihtiyacı var. Bunu da en iyilerle kapatmayı amaçlıyorlar. Eminim ki Ferrari Hamilton opsiyonunu bile göz önünde tutuyor. Lewis'in sözleşmesi 2012 sonunda bitiyor. Bir diğer süper pilot Vettel'in sözleşmesi 2011 sonunda bitiyor ve 2012 için de opsiyonlu sözleşmesi var. Bu iki pilota ek olarak Kubica'nın da Scuderia'nın izleme listesinde olduğunu düşünüyorum. Ve bu 3 pilottan en az 2'si Ferrari'nin gelecek planlarında yatıyor bana göre.

Bütün bunlar sonucunda 2011 ve özellikle 2012'de sezonu dedikoduların domine edeceği neredeyse kesin gibi...