1 Kasım 2009 Pazar

Abu Dabi GP değerlendirme

Bir Formula 1 sezonunu daha acısıyla tatlısıyla bugün bitirdik. Her açıdan sansasyonel ve farklı bir seneydi. Abu Dabi GP de sezonun son yarışı olmayı hakeden bir yarıştı bana göre. Gerçi şampiyonun belirlenmesi bu yarışa kalsaydı yarış çok daha eğlenceli ve olaylarla dolu olacaktı. Her neyse...

Geçen hafta yaşadığım şifreli yayın faciasından sonra bu hafta daha kontrollü ve tedbirliydim. Gündüz GP2 yarışının Trt-3'de şifreye geçmesi benim yarışı evde seyretmemem için yeter sebepti. O yüzden yarıştan 40 dk önce evden çıktım. Gerçi bu sefer de sık sık kesilen internet beni sinir etti, malum Live Timing olmadan izlenen yarış, Burhan Altıntop'suz Avrupa Yakası gibi birşey... Bu sözümü de tarih sayfalarına kaydediniz lütfen.

Lewis Hamilton'ın dünkü inanılmaz pole derecesinden sonra yarışı McLaren'in domine edeceği belli olmuştu. Herkes çok hafif bir Hamilton beklerken kazın ayağının öyle olmadığı ortaya çıktı. McLaren 2009'u inanılmaz gelişimle noktaladı. İlk yarışta feci durumdaki Macca sezonun son bölümünün tartışmasız galibiydi. Startta Lewis yerini kaybetmedi ve ona lazım olan da buydu. Tabii normal şartlar altında... Kimse Lewis'in fren arızasını hesap edemedi. Biz bunu öğrendiğimiz ana kadar Red Bull'larla arayı neden açamadığını bir türlü çözememiştik. 1,5 sn fark zaten yetmeyecekti Lewis'e. Aksi gibi Sebastian Vettel bugün inanılmaz formda ve muhteşemdi. Lewis'in pitten çıkış durumda kendisine gerektiği gibi bir en hızlı tur attı ve ciddi bir farkla pitten çıktı. McLaren bugün 2. sektörde inanılmaz ötesi hızlıydı. Mclaren değil de Lewis diye düzeltsem iyi olacak çünkü buna sebep sadece KERS değildi, KERS taşıyan Ferrari'ler 43.2nin altına düşemedi, aynı aracı kullanan Heikki de 43.0'ın altına düşemedi. Oysa Lewis düzenli bir biçimde 42'li turlar attı ve yer yer de 42.5-8 aralığında gezdi. Bu çok başarılı bir işti. Maalesef fren arızası nedeniyle Lewis muhtemel bir Hat-trick ve sezonun 3. galibiyetini kaçırdı. Bu arada bu sonuçla Mclaren 2009 sezonunda fastest lap kaydedemeyen zavallı 4 takımdan biri oldu (Mclaren-Bmw Sauber-Toro Rosso-Williams). Kovalainen'in utanç verici sezonu da bugün bitti. Mclaren macerası da bitti sanıyorum, bugün biraz daha süre olsa Kimi'ye geçilecekti, 9 sn'lik fark bir ara 1,5 saniyeye kadar düştü. Heikki için yazı yazmayı bile vakit kaybı gördüğümden geçiyorum.

Ferrari'nin Mclaren'den de utanç verici sezonu bugün bitti. Bugün start alan iki sürücü de gelecek yıl kokpitte olmayacak. Takımın bu yılki başarısı Kimi'nin olağanüstü yeteneğiyle aldığı Spa galibiyeti ve takımın yıllardır yavaş olduğu Monaco'da ironik biçimde aldığı en hızlı tur derecesi oldu.(Massa'ya ait) Ferrari'nin 2009 aracını bırakıp 2010'a odaklanması kararını zamanla anlayacağız sanırım. 2010 aracı oldukça fazla değişiklikle gelecek ve test yasakları nedeniyle takım bence sezonun son dönemini 2010 parçalarıyla testle geçirdi. Bunlar çok fazla gündeme gelmedi, ancak yarıştan daha iyi test olmaz düsturunu düşünerek takımın bunları değerlendirdiğine inanıyorum. Bunu Şubat testlerinde göreceğiz. Her ne olursa olsun buruk bir sezon geçirdik, Massa kaza yaptı, 2 farklı sürücü onun yerine geldi ve başarısız oldu, Kimi gibi bir süper yetenek takımdan gitti ve takım 3.'lüğü bir puanla kaybetti. Bu duyguyu 2005'te de yaşamıştık, üstüne düşünmek bile istemiyorum.

Vettel yarışın genelinde çok başarılıydı. Neredeyse hatasız yarıştı ve ödülünü de aldı. Startta Webber'in anlık tutukluğu da ona yardımcı oldu, hızlı bir biçimde gridin kirli tarafından temiz tarafına geçti ve Webber'e kapıyı kapattı. Daha sonra Lewis'le 1,5 sn'den fazla fark bırakmamasını takiben yarışı domine etti. Haklı bir galibiyet aldı. Gelecek sezonlarda olacakları herkese gösterdi. Sezonun geneline bakıldığında tahmin edildiği gibi Webber'i mağlup etti. Webber sanıldığı kadar da meydanı Vettel'e bırakmadı. Birkaç yarışta açık biçimde Vettel'den daha hızlıydı. Bugün de yarışın ilk bölümünde çok hızlıydı. Birkaç tur üst üste inanılmaz derecede herkesten hızlıydı. Peşpeşe en hızlı turlar kaydetti. Ancak son bölümlerde yumuşak lastiğe geçmesiyle birlikte bu zamanları tutturamadı ve son bölümde 2.'liği zor biçimde Button'a karşı savundu. Bu bölümdeki savunmasıyla gridde birçok pilotta olmayan savunma yeteneğini ispatladı. Yarışın sonunda da geveze olduğunu basın toplantısında bir kere daha bizlere gösterdi...

Jenson Button şampiyonluğun verdiği rahatlık ve güvenle iyi bir yarış çıkardı. Son bölümde de yarışın en heyecanlı anlarını bize izletti. Webber'e kademe kademe yaklaştı. Normalde S1 ve S3'de fark kapatması beklenirken o farkı S2'deki düzlükte kapattı. Mercedes ve Renault motorlarının mücadelesinde Mercedes'in üstün olması da doğal. Yarışın sonunda Webber-Button geyiği de oldukça keyifliydi. Birbirleriyle kıyasıya çekişen iki pilotun mutlu ve heyecanlı bir biçimde mücadelelerini konuşmaları F1'i neden sevdiğimizi bir kere daha bize hatırlattı. Bu arada Button 94 puanla şampiyon oldu ve bu puan son yılların en tabiri caizse "beleş" şampiyonluğu oldu. 100 puanı bile geçememek pek güzel bir sonuç değil.

Yarışta bir kere daha Kamui Kobayashi beni inanılmaz etkiledi. Tek kelimeyle süper!!! Üstüne söylenecek çok şey var. Bir kere startta KERS'li Kimi'yi geçti ve bu onun için çok stratejik bir hareketti. Uzun düzlükte Kimi'ye pozisyon vermedi. Daha sonra 31 turluk ilk bölümünde mükemmel yarıştı. Neredeyse hiç hata yapmadı, her turu bir öncekinden daha iyiydi. Yani kusursuz yarıştı, tur zamanlarına tek etki eden şey benzin yüküydü. 3. sıraya kadar yükseldi. Bu lastik kullanımının da ideale yakın olduğunu gösteriyor ki çaylak bir pilottan beklenen bir özellik değil normalde. Button'la inanılmaz bir mücadeleye girdi ve süper bir geçiş yaptı. Pitten sonra yumuşak lastiklerle gridin geri kalanında olduğu gibi zorlandı ama 6. olarak ikinci yarışından puanlar almayı başardı. Daha da önemlisi açık biçimde Trulli'yi geçti. Bu çocuk 2010'da Toyota yarış koltuğunu hak ediyor. Şimdiden bir taraftarı da hazır, yürü be Koba!

Yarışta ilk defa kullanılan grafik sistemine de bayıldım. İlk virajda görüntü dondu ve hareketli kamerayla otomobillere zoom yapıldı. Umarım bu Abu Dabi rejisine özel değildir. Özellikle start kargaşasında çok işe yarayacaktır. Ayrıca Monaco gibi pistlerde de birçok işlevi olacaktır.

Abu Dabi pisti yeniler arasında benim için ilk sıradaki yerini aldı. Valencia'yı kesinlikle son sıraya koyuyorum, hiçbir özelliği olmayan sıkıcı bir yarış. Abu Dabi'deki gündüz başlayıp gece bitme olayı Singapur'un önüne taşıyor. Ayrıca daha geniş ve uzun pist, uzun düzlük, hızlı virajlar Singapur ve Valencia'dan daha keyifli bir yarış olanağı sağlıyor.

Yarışın yıldızı: Sebastian Vettel
Yarışın hayal kırıklığı: Jaime Alguersuari (pit garajını karıştırıp benzin bitmesiyle yarış dışı, rezalet)
Yarışın en heyecanlı anı: Son turda Webber-Button çekişmesi
Yarışın geçişi : Kobayashi'nin Button'ı geçişi
İyiler: Webber, Button, Kobayashi, Heidfeld, Hamilton
Kötüler: Barrichello, Fisichella, Grosjean

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme