5 Ocak 2010 Salı

TL, YTL...

Paramız bol sıfırlıyken amma çok dalga geçer ve utanırdım. Düşünsene ya, bakkaldan gofreti 500.000 Liraya alırdık. Yabancı milyonla yatırım yapıp fabrikalar kuruyor, biz 1 milyona Coca-Cola alamazdık. Böyle komikliklerle çocukluğumuz, gençliğimiz, velhasıl yıllarımız geçti. Sonra paradan 6 sıfır atıldı. İnsanlar önce alışamadı buna. Madeni paralara ikiyüzellibin, beşyüzbin dedik, kağıtlara 1 milyon dedik. Uzun süre de böyle gitti. Sonra finans kurumlarının dilde kullanmaya başlamasıyla iş düzeldi biraz. Ama düzele düzele ne oldu, hala milyonlar milyarlar havada uçuşuyor.

Geçen sene YTL gitti, artık TL'miz vardı. 2 yıl boyunca geçiş döneminde paraya millet YTL dedi, nasıl alıştılarsa hala YTL diyorlar. Ya bizim eskiden liramız vardı, TL diye. Yüzyıllık TL gitti, millet 2 yıl YTL dedi, şimdi adı kaldı YTL diye.

Bu yılbaşında da YTL'ler artık kullanılmayacak dediler. Yani üstünde YTL ibaresi geçen paralar dolaşımdan kalktı. Merkez bankasından değişiyormuş, bir de galiba Ziraat'ten.

Peki dün ne geldi başıma? Dinleyin...

Her sabah olduğu gibi pastaneye gittim. Sandviçimi ve simiti aldım. Adama uzattım madeni "TL"'leri. İkisini aldı, birisini almadı. N'oldu dedim. "Abi eski para bu almıyoruz" dedi. "Peki yarın bırakırım" dedim ve arkamı döndüm gitmeye hazırlandım.

Benden YTL'yi almayan arkadaş, tezgahtaki çocuğa seslendi "Salih, kasadan bozuk 1 milyon versene..."

:) Derler ya, yurdum insanı... O hesap...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme